İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/11118 Karar: 2024/10564 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/11118 K.2024/10564

11. Ceza Dairesi 2022/11118 E. , 2024/10564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/96 E., 2013/252 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kı

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/11118 E. , 2024/10564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/96 E., 2013/252 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kı

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/11118 E. , 2024/10564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/96 E., 2013/252 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama Sanık ...'ın yokluğunda verilen hükümlerin, dosyada bilinen en son adresi olan sorguda beyan ettiği adresine çıkartılan ve iade edilen tebligattan sonra, MERNİS adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi nedeniyle, sanık müdafinin temyiz isteminin süresinden sonra olduğu kabul edilmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde: Sanığa, yokluğunda verilen ve bilinen en son adresi olan sorgusunda bildirdiği "Altınkum Mahallesi .../Antalya" adresine çıkartılan tebligatın iade edilmesi üzerine, MERNİS adresinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre 25.12.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün, sanık müdafi tarafından 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 310. maddesinde öngörülen yasal süre geçtikten sonra, 15.11.2022 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin, aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, II. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde: Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 19.07.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, III. Sanık ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde: 1. Sanık hakkında, diğer sanık ... ile iştirak halinde hareket ederek sahte olduğunu bildiği suça konu 2 adet çeki cirolayıp takas merkezi aracılığıyla tahsili için bankaya vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın savunmasında, çekleri sanık ...‘dan aldığını ve sahte olduğunu bilmediğini savunması, diğer sanığın da bu beyanı doğrulaması, 06.02.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre çeklerde yer alan kendi cirosu dışındaki diğer yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olmadığının belirlenmesi karşısında; dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle beraatine karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. Kabule göre de; a) Sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında, suça konu çekler nedeniyle bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan etmesi karşısında, sanık tarafından zararın kısmen ya da tamamen ödenip ödenmediğinin araştırılması ile kısmi ödemenin varlığı halinde kısmi ödeme nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterilip gösterilmediği sorulduktan sonra, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, b) Dosya içerisinde bir sureti mevcut çek tevdi bordrosuna göre, “23.11.2009“ olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında “28.05.2010-2010“ şeklinde yanlış yazılması yasaya aykırı, c) 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla