KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/11554 E., 2024/16031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1411 E., 2022/2073 K.
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2020/594 Esas, 2021/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e. maddesi gereği beraat kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/1411 Esas, 2022/2073 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde sanığın, güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155/1, 62, 50, 52. maddeleri uyarınca 6.000 TL ve 5.000 TL adli para cezaları ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz istemi, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, B. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, mevcut delillerin sanığın mahkumiyetine yeterli olmadığına, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının isabetli olduğuna, bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılanın aşamalarda değişmeyen beyanı, tanık Dilek ifade tutanağı, katılana ait SGK bildirileri ve kıdem-ihbar tazminatı bordrosu, katılan adına Türkiye İşbankası'da açılan hesap hareketleri banka cevabi yazıları, tazminatın bankaya yatırıldığı ve çekildiği ana ilişkin banka güvenlik kamera görüntüleri, görüntüler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre atılı suçun sabit olduğu,
eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/11554, K. 2024/16031, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama