Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/11576 E. , 2024/10858 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/122 E., 2014/342 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık ...'u
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/11576 E. , 2024/10858 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/122 E., 2014/342 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık ...'un yokluğunda verilen hükümler, dosyada bilinen en son adresi olan sorguda beyan ettiği adresine çıkartılan ve iade edilen tebligattan sonra, aynı adreste 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de; daha önce bu adreste usulüne uygun biçimde yapılmış bir tebligat bulunmaması nedeniyle tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine 08.12.2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanıklar ... ve ... Haklarında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden: Sanıkların iştirak halinde hareket ederek, bedel kısmında tahrifat yapılmış olan bonoyu katılan aleyhine icra takibine konu etmek suretiyle atılı suçu işlediklerinin iddia ve kabul olunması karşısında; eylemlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d. maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçuna vücut verdiğine yönelik Mahkeme kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki suç vasfına ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş; gerekçeli karar başlığında "01.03.2012-2011" şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin, "22.02.2012" olarak mahallinde düzeltilmesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafi ve sanık ...'un yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 61/8. maddesi uyarınca adli para cezası hesaplanırken, artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden, temel ceza olarak tayin olunan gün birim sayısı ile bir gün karşılığı takdir olunan miktarın çarpılması sonucu bulunan tutar üzerinden teşebbüs ve takdiri indirim nedenleri uygulanarak adli para cezasının tayin edilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafi ve sanık ...'un temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (1) numaralı bölümünde yer alan ikinci paragrafın hükümden tamamen çıkartılmasına, diğer paragrafların buna göre teselsül ettirilmesine, diğer paragraflarda yer alan "600,00", "500" ibarelerinin sırasıyla "30 gün", "25 gün" olarak değiştirilmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden önce gelmek üzere "Sanıklara verilen adli para cezasının TCK'nin 52/2. maddesi gereğince ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak günlüğü takdiren 20,00 TL'den paraya çevrilerek sanıkların neticeten 1 yıl 3ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II. Sanıklar ... ve ... Haklarında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden: Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 16.12.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... müdafi ile sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, III. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden: Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.04.2016 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.09.2024 tarihinde karar verildi.