KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/4205 E., 2026/645 K.
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/450 E., 2021/472 K
- Suç
- Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Detayı
303 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2020/1490 Esas, 2020/4921 Karar sayılı kanun yararına bozma kararı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesi hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak.
Sanık hakkında, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2020/1490 Esas, 2020/4921 Karar sayılı kanun yararına bozma kararına konu, İstanbul 67. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2016 tarihli ve 2015/727 Esas, 2016/508 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olması ve hükmün aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına bozulmuş olması nedeniyle ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (4) numaralı bölümünden sonra gelmek üzere, "5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle, cezasının 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası olarak infazına" cümlesinin eklenmesi, diğer bölümlerin bu sıraya göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak,