Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/4617 E. , 2025/366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/329 E., 2021/521 K. SUÇ : Serbest meslek mensubunun dolandırıcılığı HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hük
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/4617 E. , 2025/366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/329 E., 2021/521 K. SUÇ : Serbest meslek mensubunun dolandırıcılığı HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 2002 ve devamı yıllarda Antalya Barosuna kayıtlı olarak avukatlık mesleğini icra eden sanığın Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2002/6986 ve 2002/7815 sayılı dosyalarında katılanın vekilliğini üstlendiği, 19/07/2002 tarihinde başlatılan icra takibinde borçlunun başka borçları nedeniyle tahsilat yapılamadığı, sanığın yıllar sonra avukatlık mesleğini faaliyetten tedbiren yasaklı olduğu dönemde katılanı 20/04/2009 ve 30/04/2009 tarihlerinde arayarak borçlunun hesabında para tespit edildiğini ancak teminat yatırılması gerektiğini söylemesi üzerine katılanın internet bankacılığı üzerinden iki seferde sanığa dosya teminat bedeli adı altında toplam 4.986,00 TL parayı gönderdiği, katılanın Antalya Barosundan sanığın avukatlıktan men edildiğini öğrendiği, kandırıldığını anlayan katılanın şikâyeti üzerine sanığın 500,00 TL'yi iade ettiği şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın bağlı bulunduğu Antalya Barosu Başkanlığınca mahkemeye gönderilen 06/01/2012 tarihli yazıya göre katılanı kandırarak haksız menfaat temin ettiği tarihlerde meslekten tedbiren yasaklanmış olduğu, 1163 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 63. maddesi de dikkate alındığında işten yasaklanmış olan avukatların, avukatlara ait hiç bir yetkiyi kullanamayacağı ve sanığın eyleminin bu nedenle TCK'nın 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçuna temas ettiği gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle TCK'nın 158/1-i maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 30.04.2009 olan suç tarihinden mahkûmiyet tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.