İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/4956 Karar: 2023/7095 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/4956 K.2023/7095

11. Ceza Dairesi 2022/4956 E. , 2023/7095 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/149 E., 2020/203 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle ve kamu kurum ve ku

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/4956 E. , 2023/7095 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/149 E., 2020/203 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle ve kamu kurum ve ku

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/4956 E. , 2023/7095 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/149 E., 2020/203 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre; 1. Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2013 tarihli ve 2011/31 Esas, 2013/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d), (e) ve aynı maddenin son cümlesi, 43 üncü, 52 nci, 168 inci maddenin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve ve 118.331,64 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2013 tarihli ve 2011/31 Esas, 2013/94 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin, 21.11.2016 tarihli ve 2015/8975 Esas, 2016/6971 Karar sayılı ilâmıyla; " ...sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde sanığın uzman öğretici sıfatıyla ilgili özel kurumda çalıştığını ifade etmiş olması ve 14.02.2007 gün ve 26434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve iddianamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 9/son maddesindeki "Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır” amir hükmü uyarınca; suça konu evraklarda “fizyoterapist” olarak imzası bulunan sanığın kurumdaki görev ve ünvanının tespiti ile 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 9/b maddesinde sayılan ünvanlardan birine sahip olması halinde sanık hakkında soruşturma izni alınması ve izin koşulunun gerçekleşmesi durumunda ise aynı Yasanın 9/son madde ve fıkrası da dikkate alınmak suretiyle sahtecilik eylemlerinin TCK'nun 204/2. maddesindeki kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağının gözetilmemesi..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2017/60 Esas, 2018/143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d), (e) ve aynı maddenin son cümlesi, 43 üncü, 52 inci, 168 inci maddenin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 1412 sayılı Kaun'un 326 ıncı maddenin son cümlesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve ve 118.331,64 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2017/60 Esas, 2018/143 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2018/8410 Esas, 2019/6684 Karar sayılı ilâmıyla; " ... 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde belirtilen nitelikli hallerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise; TCK'nın 52. madde hükmü de gözetilmek sureti ile haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı 52/2. madde hükmü gereğince 20-100 TL arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu açısından hükmedilen adli para cezası açısından, soruşturma aşamasında üçlü bilirkişi heyetinden alınan 21/05/2010 tarihli bilirkişi raporunda, sanıklar tarafından yapılan sahtecilik eylemleri nedeniyle toplam 118.331,64.TL kamu zararının oluştuğu belirtilmiş ise de; sanığın diğer sanıklardan farklı olarak 2007 yılı Eylül ayında söz konusu merkezde işe başlaması nedeniyle bu tarihten itibaren tanzim edilen 2007 yılı Eylül-Ekim-...-Aralık ile 2008 yılı Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Eylül-Ekim ve Aralık dönemlerinde toplam 12 adet sahte ödeme emri tanzim ettiği dikkate alınarak, oluşan zarar miktarının kesin olarak belirlenmesi açısından; dosyanın, yeniden konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdiinin sağlanması, alınacak raporla, sanık tarafından yapılan sahtecilik eylemleri nedeniyle oluşan haksız menfaat miktarının ne kadar olduğunun kesin olarak tespit edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle sanık hakkında fazla ceza tayini,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine, Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2019/149 Esas, 2020/203 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d), (e) ve aynı maddenin son cümlesi, 43 üncü, 52 nci, 168 inci maddenin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis ve ve 47.940,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, alınan raporun usul ve yasaya aykırı olduğuna ve fazla ceza tayinine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ...'ın, suç tarihi itibari ile "... Özel Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nde" fizyoterapist olarak görev yaptığı, kurumun kurucusu ve sahibi temyiz dışı sanık ... ... ile müdürü temyiz dışı sanık ... ... ile iştirak halinde hareket ederek, kurumda eğitim almadığı halde bazı öğrenciler hakkında gerçeğe aykırı bireyselleştirilmiş eğitim planları düzenleyerek imzalamak suretiyle suça konu belgeleri ilgili kamu kurumuna ibraz ederek haksız menfaat elde ettiği, bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık ... savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, ücret karşılığında çalışan bir eleman olduğunu, sahte bir evrak düzenleyecek ve bir üst makama verecek yetkisinin bulunmadığını beyan etmiştir. 3. Bozma üzerine, oluşan zarar miktarının tespiti bakımından, 2 adet emekli Sayıştay uzman denetçisi ile 1 adet ... muhasebeci mali müşavirden alınan bilirkişi raporuna göre; sanık ...'ın 2007 ve 2008 yılları arasında toplamında 46.036,40 TL kamu zararına sebebiyet verdiğinin rapor edildiği belirlenmiştir. 4. Yargılama sonucunda, mahkeme sanığın, 2007 yılı Eylül, Ekim, ..., Aralık, 2008 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Eylül, Ekim ve Aralık dönemlerinde toplam 12 adet sahte ödeme emri tanzim ettiği ve kurumu toplamda 46.036,40 TL zarara uğrattığı anlaşıldığından, nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluştuğunu kabul ederek mahkûmiyet kararı vermiştir. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılırken 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanığın temyiz sebepleri yönünden; sanığın, 2007 yılı Eylül, Ekim, ..., Aralık, 2008 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Eylül, Ekim ve Aralık dönemlerinde toplam 12 adet sahte ödeme emri tanzim ettiği ve kurumu toplamda 46.036,40 TL zarara uğrattığı anlaşıldığından suçun unsurlarının oluşmadığına; bozma sonrası alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu anlaşıldığından raporun usul ve yasaya aykırı olduğuna ve suçun işleniş biçimi, sanığın amacı ve kastı, meydana gelen zararın ağırlığı ve suçun işlendiği yer şeklinde yeterli ve hukuka uygun gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşıldığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hakkında kurulan hükümde eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2019/149 Esas, 2020/203 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla