İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/5186 Karar: 2025/4981 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5186 K.2025/4981

11. Ceza Dairesi 2022/5186 E. , 2025/4981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Dolandırıcılık Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde old

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/5186 E. , 2025/4981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Dolandırıcılık Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde old

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/5186 E. , 2025/4981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Dolandırıcılık Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında "23.10.2014" şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin "10.11.2014" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Bozma sonrası, sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanın tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerler uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanıklarin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasının 10 nolu paragrafının tamamen çıkarılarak yerine yerine "Bozma öncesi yapılan 50,00 TL yargılama gideri sanıklardan eşit olarak tahsiline," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla