İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/5833 Karar: 2023/7261 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5833 K.2023/7261

11. Ceza Dairesi 2022/5833 E. , 2023/7261 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/603 E., 2021/239 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sa

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/5833 E. , 2023/7261 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/603 E., 2021/239 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sa

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/5833 E. , 2023/7261 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/603 E., 2021/239 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2014 tarihli ve 2011/850 Esas, 2014/366 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay hapis ve 800 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2014 tarihli ve 2011/850 Esas, 2014/366 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.06.2017 tarihli ve 2017/17324 Esas, 2017/16331 Karar sayılı kararı ile "sanıkların, katılanı telefondan arayarak kendilerini emniyet mensubu olarak tanıttıktan sonra haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen ( L ) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu" nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326 nci maddesinin (son) fıkrası gereği kazanılmış hakları saklı tutularak bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2018/603 Esas, 2021/239 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'nün temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşarak ceza verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ...'in temyiz isteği; suçu işlediğine dair delil olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde olay günü katılanın kullanmış olduğu cep telefonunu arayarak kendilerini emniyet görevlisi olarak tanıttıkları, katılana bankadaki hesabına...isimli bir şahıs tarafından terör örgütüne para yardımı yapıldığını, bu şahsın yakalanması için verecekleri hesap numarasına para yatırmasını söyledikleri, bunun üzerine katılanın 7.800 TL parasını sanıkların vermiş olduğu banka hesabına sanık ... adına havale ettiği, sanıkların aynı gün banka şubesinin önünde sanık ... adına gelen havaleyi çekemeden yakalandıkları, katılanın parasının hesabına geri gönderildiği iddiasıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan işbu kamu davası açılmıştır. 2. Sanıklar savunmalarında üzerlerine atılı suçu kabul etmemişlerdir. 3. Katılan aşamalarda;" olay günü çalışırken telefonum çaldı. Kendini savcı olarak tanıtan şahıs hesabımdan terör örgütüne para aktarıldığını söyledi. Şahısların yakalanması için kendilerine yardımcı olmamı istediler. Evde bulunan paramı belirtilen hesaba yatırmamı istediler. ... adlı şahsın hesabına 7.800 TL yatırdım. Bankadan çıkmak üzereyken banka çalışanı beni durdurup hesabıma bloke koyduklarını, parayı yatırdıkları kişilerin dolandırıcı olduğunu bana söylediler. Banka çalışanları polislere haber verdi. Banka çalışanları tarafından hesabıma bloke koyulmuştu. Şahıslar bu yüzden paramı çekememişler. Olayın olduğu esnada şahıslar yakalandı. Suçtan doğan maddi zararım yoktur. Sanıklardan şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur. 4. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ve katılanın kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen uzlaşma teklifine karşı üç gün içinde cevap vermemesi nedeniyle uzlaşma teklifi reddedilmiş sayılarak uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kalması sebebiyle dosyanın iade edildiği anlaşılmıştır. 5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanıkların atılı suçu işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2014 tarihli ve 2011/850 Esas, 2014/366 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.06.2017 tarihli ve 2017/17324 Esas, 2017/16331 Karar sayılı kararı ile 1412 sayılı Kanun'un 326 nci maddesinin (son) fıkrası gereği kazanılmış hakları saklı tutulmak kaydıyla bozulmasına karar verilmesinin ardından aleyhe temyiz bulunmamasına karşın sanıklar hakkında bozma sonrasında ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2018/603 Esas, 2021/239 Karar sayılı kararı ile aleyhe hüküm kurulması, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.03.2009 tarihli ve 2008/553 Esas, 2009/189 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 7 ay 15 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.04.2009 tarihli ve 2009/182 Esas, 2009/303 Karar sayılı 5 ay hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş olup, bu hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2018/603 Esas, 2021/239 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle sanıkların 1 yıl 4 ay hapis ve 800 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” ibaresinin eklenmesi ile hüküm fıkrasından sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine '' Sanık ...'in ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.03.2009 tarihli ve 2008/553 Esas, 2009/189 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 7 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca sanık ... hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (Sanık ... hakkında aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,) Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla