Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/5849 E. , 2025/2031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2640 E., 2021/2095 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik isti
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/5849 E. , 2025/2031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2640 E., 2021/2095 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Temyizin kapsamına göre; İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2013/295 Esas, 2019/146 Karar sayılı kararı ile sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e, 62,52 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, resmi belgede sahtecilik suçundan ise aynı Kanun'un 204/1, 62 ve 53. Maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2019/2640 Esas, 2021/2095 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar Musa ve Nuri ile sanıklar Nuri ve İlker müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanıklar hakkında her iki suçtan da ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyizi; suçun sübut bulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında Her İki Suçtan, Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Gerekçeli karar başlığında 2011 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin, suça konu ücretsiz seyahat kartının son kullanıldığı 27.11.2011 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlere dair temyiz istemi yönünden; Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 27.11.2011 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, Sanık ... hakkındaki hükümlere dair temyiz istemi yönünden ise; sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümlerden sonra 14.11.2022 tarihinde öldüğü anlaşılmakla kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1.İlk Derece Mahkemesi tarafından sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin olaya ilişkin kabulünde delillerin yeniden takdiri suretiyle yeni bir hüküm kurularak beraat kararları verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu hususlarla ilgili değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre duruşma açılmak suretiyle yapılması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile beraat kararları verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine aykırı davranılması, 2.Kabule göre de; sanıklardan ... ile ilgili UYAP üzerinden yapılan araştırmada 2011 ila 2012 yıllarında babası Mehmet Demirci adına benzer yöntemle sahte bedava toplu taşıma kartı aldığı ve katılan kurumu zarara uğrattığı iddiasıyla kamu davası açılarak İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesince beraat kararı verildiği anlaşılmış ise de; bu dosyanın Yargıtay tarafından bozularak hükmü veren mahkemeye gönderildiği, iki dosya arasında hukuki kesintinin de olmadığı, hadiselerin benzer olduğu, katılanın aynı kurum olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-f maddesinde "davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine" gönderilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, bu düzenlemeye göre İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.Ceza Dairesinde istinaf incelemesine tabi iş bu dosya ile Dairemizin 2021/22332 Esas sırasında kayıtlı olan ve aynı gün incelenen İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/164 Esas ve 2015/51 Karar sayılı dosyasıdaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sübutu halinde sanığın filleri aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işleyip işlemediğinin, buna göre fiillerin ayrı suç ya da zincirleme suç kapsamında kalıp kalmadığının hüküm yerinde tartışılması gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Ceza Dairesi tarafından İlk Derece Mahkemesi hükmünün anılan madde uyarınca bozulmasına karar verilmesi yerine beraat hükmü kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Her İki Suçtan, Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Gerekçe bölümünde (A) bendinde izah edilen nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2019/2640 Esas, 2021/2095 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı ve ölüm nedenleriyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak DÜŞMESİNE, B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2019/2640 Esas, 2021/2095 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.