Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/6504 E. , 2023/7057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/155 E., 2021/155 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Beraat TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii, katılan vekil
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/6504 E. , 2023/7057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/155 E., 2021/155 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Beraat TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ... müdafinin temyizi yönünden, sanık ve müdafinin yüzüne karşı 26.03.2021 tarihinde tefhim olunan kararın 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 29.04.2021 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2012 tarihli ve 2008/177 Esas, 2012/241 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarının temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 20.09.2019 tarihli ve 2017/14420, 2019/1759 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli ve 2019/155 Esas, 2021/155 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan , 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca; sanıklar ..., ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c-e) bentleri uyarınca beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz talebi; sanık hekimlerin noltreks isimli ilacı coaptite isimli ilaç yerine birden fazla kez reçete etmelerinin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden verilen beraat kararlarının bozulmasına ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz istemi; beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir. Katılan SGK vekilinin temyiz istemi; bilirkişi raporuna göre sanık savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olması nedeniyle usul ve yasaya aykırı beraat hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde... Devlet Hastanesinde uzman doktor olarak görev yapan sanıklar ... ve ...'ün , medikal firma sahibi olan sanık ...'ın yönlendirmeleri sonucu, dokuz ayrı hastaya, suç tarihi itibarıyla Türkiye'de satış ruhsatı bulunmayan Noltreks isimli tıbbi malzemeyi uygulamalarına rağmen reçete ve faturalarda teşhis ile uyumlu olmayan... isimli tıbbi malzemeyi yazmak suretiyle doktor sanıklar yönünden kamu görevlisinin sahteciliği, medikal firma sahibi sanık ... yönünden nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla dava açılmıştır. 2. Sanıklar ... ve ...'ün savunmalarında suç kastı ile hareket etmediklerini, Noltreks isimli ilacın ruhsatının olmadığını bilmediklerini, bu ilacı hastalarına gerçekten uyguladıklarını ancak diğer sanık ...'ın yönlendirmesi ile muadili olduğunu düşündükleri... isimli malzemeyi devlet tarafından ödendiğini düşünerek reçete ve faturalara yazdıklarını beyan ederek sahtecilik suçlamasını kabul etmemişlerdir. 3. Sanık ... ilk yargılamadaki savunmasında, kendisinin medikal ve tıbbi bir eğitimi olmadığından bu işlerle ilgilenen ... Düzen isimli şahsın yönlendirmesi ile sanık doktorlara Noltreks isimli ilacı önerip , muadili olarak da... isimli ilacı yazmalarını istediğini, devleti dolandırma kastı ile hareket etmediğini, fatura edilen ilacın hastalara verilen ilaçtan çok daha ucuz olduğunu; bozma sonrasında ise kendisinin sanık doktorları yönlendirme ve baskı yapmadığını beyan etmiştir. 4. Suça konu reçete sahibi olan hastalardan dinlenmesi mümkün olanlar mahkemece tanık olarak dinlenmiş, gerçekten kendilerinin sank doktorlara muayene oldukları, dizlerine ilaç enjekte edildiği ve fayda gördüklerini ancak enjekte edilen ilacın adını bilmediklerini beyan etmişlerdir. 5. Söz konusu medikal malzemelerin satış fiyatlarının tespitine ilişkin mahkemece yazılan müzekkerelere müspet bir cevap alınamamıştır. 6. Mahkemesinde sanık doktorların reçeteye gonartroz tanısı yazıp, idrar kaçırma tedavisinde kullanılan, muadili ve daha ucuz fiyatlı olarak bildikleri...e isimli medikal malzemeyi reçete etmelerine rağmen hastalarda Noltreks isimli malzemeyi kullanmaları şeklinde vuku bulan eylemleri sonrası, "...'ın yönlendirmesi ile muadili olduğunu düşündüğümüz için reçete ve faturaları yazdık" şeklindeki inkara dayalı savunmaları, bu savunmanın sanık ... tarafından doğrulanması ve bilirkişi raporu göz önüne alındığında sanıkların suç işleme kastıyla hareket ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı kabul edilerek; sanık ... yönünden ise Gonartroz tanısı konulan hastalara bu tanının tedavisinde kullanılmayan coaptite isimli medikal malzemenin reçete edildiği, sağlık kurulu raporu, reçeteler ve faturaları inceleyen konusunda uzman olan SGK görevlileri tarafından bu hususun kolaylıkla fark edilebileceği anlaşılmakla suçun yasal unsurları oluşmadığı kabul edilerek tüm sanıkların atılı suçlardan beraatlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık müdafiinin 26.03.2021 tarihinde yüzüne karşı verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 29.04.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır. B. Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli ve 2019/155 Esas, 2021/155 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünün (B) açıklanan nedenlerle Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli ve 2019/155 Esas, 2021/155 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.