Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/6515 E. , 2023/9301 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/506 E., 2020/268 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/6515 E. , 2023/9301 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/506 E., 2020/268 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/506 Esas, 2020/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin son cümlesi, 43 üncü, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 205.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 15.12.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.06.2022 tarihli ve 2021/5074 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/88928 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/88928 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; 1-Sanık tarafından internet üzerinden verilen ilana istinaden müştekilerin sanık ile yüz yüze görüştükleri ve sanığın hileli hareketler sergileyip ''Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'' antetli fotokopi vize belgeleri vererek menfaat temin ettiği olayda; eylemin, TCK'nin 158/1-d maddesinde düzenlenen ''kamu kurum ve kuruluşları araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık'' suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 2- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde belirtilen nitelikli hallerde suçtan elde edilen haksız menfaat belli ise, aynı Kanun'un 52. madde hükmü de gözetilmek sureti ile haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı 52/2. madde hükmü gereğince 20-100 Türk lirası arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla adli para cezasına hükmedilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık tarafından internet üzerinden verilen ilana istinaden şikâyetçilerin sanık ile yüz yüze görüştükleri ve sanığın hileli hareketler sergileyip ''Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'' antetli fotokopi vize belgeleri vererek menfaat temin ettiği olayda; eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması ile sanık hakkında adli para cezasına ilişkin hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son paragrafı gereğince, temel para cezası suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde gün karşılığı olarak tespit edilerek, artırım ve indirimlerin belirlenen gün üzerinden yapıldığı anlaşılmakla birlikte, temel cezanın 9.486 gün adli para cezası olarak belirlenmesini müteakip, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapıldığında 11.857 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, 12.307 gün adli para cezasına hükmedilmesi sonrası, anılan Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanarak 9.880 gün adli para cezasına karar verilmesi yerine, 10.255 gün adli para cezasına hükmedilmesini takiben, hapis cezasının günlüğü 20,00 TL'den hesaplanarak 197.600,00 TL yerine 205.100,00 TL adli para cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenlerle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/506 Esas, 2020/268 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.