İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/6521 Karar: 2023/7974 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/6521 K.2023/7974

11. Ceza Dairesi 2022/6521 E. , 2023/7974 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2202 Değişik iş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/6521 E. , 2023/7974 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2202 Değişik iş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/6521 E. , 2023/7974 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2202 Değişik iş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ...(...) Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2020 tarihli ve 2018/1886 Soruşturma, 2020/3322 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Söke Sulh Ceza Hakimliğinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/2202 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.05.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.06.2022 tarihli ve 2022/3145 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/90626 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/90626 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, müştekiye ait imzanın taklit edilmesi suretiyle 1.400,00 ve 5.000,00 Türk lirası bedelli senetlerin ... (...) İcra Müdürlüğünün 2018/156 esas sayılı icra takip dosyası üzerinden şüpheli tarafından takibe konularak resmi belgede sahtecilik suçu işlendiği iddiası üzerine yürütülen soruşturmada, ... (...) Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/02/2019 tarihli uzmanlık raporuna göre senetlerde bulunan imzaların müşteki veya şüphelinin eli ürünü olup olmadığına ilişkin müspet veya menfi bir kanaat belirtilmesinin mümkün olmadığının bildirilmiş olması karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise de, Şikayete konu 1.400,00 ve 5.000,00 Türk lirası bedelli 2 adet senedin müşteki ve şüpheliye ait mukayeseye elverişli imza ve yazı örnekleri birlikte kriminal incelemeye gönderildiği,...Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince düzenlenen 20/02/2019 tarihli ve 2019/729353 evrak kayıt numaralı uzmanlık raporuna göre, 1.400,00 Türk lirası bedelli senet üzerindeki "GÜLDEN KİLİÇ Efeler Mh. 1334 sk. K:2 ... 22990074878" şeklinde yer alan yazı ve rakamlar ile imzaların müşteki Gülden Kiliç el ürünü olduğu, belirtilen bu yazı ve rakamlar dışındaki 1.400,00 Türk lirası bedelli senet üzerindeki diğer el yazıları ile 5.000,00 Türk lirası bedelli senet üzerindeki tüm yazı ve rakamların şüpheli ... eli ürünü olduğunun ancak 5.000,00 Türk lirası bedelli senet üzerindeki imzaların ise kime ait olduğu konusunda bir kanaat bildirilemediğinin tespit edilmiş olması karşısında, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli...n, şikâyetçi ... adına düzenlenmiş lehdarı olduğu 04.04.2017 tanzim ve 1.400,00 TL ile 07.03.2017 tanzim ve 5.000,00 TL bedelli 2 adet bonoyu ...(...) İcra Dairesinin 2018/156 Esas sayılı dosyası kapsamında şikâyetçi aleyhine icra takibine konu ettiğinin, bu bonolardaki imza ve yazıların şikâyetçiye ait olmadığının iddia edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelinin alınan ifadesinde; suça konu bonoların borcuna karşılık kendisine şikayetçi tarafından verildiğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği,...Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 20.02.2019 tarihli uzmanlık raporuna göre; 04.04.2017 tanzim ve 1.400,00 TL bedelli bononun ödeyecek bölümünde yer alan yazılar ile borçlu imzalarının şikâyetçi ...'in eli ürünü olduğu, bununla birlikte 07.03.2017 tanzim ve 5.000,00 TL bedelli bono üzerinde bulunan tüm yazıların şüpheli...n eli ürünü olup, bu bonoda yer alan borçlu imzalarının ise basit tersimli imzalar olması nedeniyle şikâyetçi ya da şüphelinin eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirilemediğinin belirtildiği ve ...(...) Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2020 tarihli ve 2018/1886 Soruşturma, 2020/3322 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında da bonolar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın genel ifadelerle "...20/02/2019 tarihli uzmanlık raporuna göre senetlerde bulunan imzaların ... veya ...'ın eli ürünü olup olmadığına ilişkin müspet veya menfi bir kanaat belirtmenin mümkün olmadığının bildirildiği, somut olayda alınan ekspertiz raporu doğrultusunda müştekinin iddiası dışında şüphelinin atılı suçu işlediğine ilişkin herhangi bir elde edilemediği..." gerekçesine dayanılmış ise de; 04.04.2017 tanzim ve 1.400,00 TL bedelli bono yönünden ödeyecek bölümünde yer alan yazılar ile borçlu imzalarının şikâyetçi ...'in eli ürünü olduğunun tespiti karşısında, bu bono yönünden kamu davası açılması için yeterli şüphenin mevcut olmadığı, öte yandan 07.03.2017 tanzim ve 5.000,00 TL bedelli bono üzerinde bulunan tüm yazıların şüpheli...n eli ürünü olup, bu bonoda yer alan borçlu imzalarının ise basit tersimli imzalar olması nedeniyle şikâyetçi ya da şüphelinin eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirilemediğinin belirtilmesi ve her iki bonoda yer alan imzaların da farklı olduğunun gözlenmesi nedeniyle, ...(...) İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/88 Esas sayılı dosyasının getirtilmesi, bu dosya kapsamında alınan uzmanlık raporu var ise incelenmesi, çelişki bulunması durumunda çelişkinin giderilmesine yönelik yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluşması durumunda, ...(...) İcra Dairesinin 2018/156 Esas sayılı dosyasının incelenerek menfaatin temin edilip edilmediğinin belirlenmesi ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ya da bu suça teşebbüsün mevcut olup olmadığının da kararda tartışıldıktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Söke Sulh Ceza Hakimliğinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/2202 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla