KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/700 E., 2025/14188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/256 E., 2021/383 K.
- Suç
- Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, koşulları bulunmadığından, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.07.2010 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 20.09.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu tespit edilmiştir.
Hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık ... ’nın tanıklardan temin etmiş olduğu sağlık karneleri ile daha önceden ilaç tanıtımı nedeniyle tanıdığı Bandırma ...
Devlet Hastanesinde uzman doktor olan sanık ...'nün farklı tarihlerde yanına gelerek, karne sahiplerinin yatalak olması nedeniyle gelemeyecek durumda olduğunu beyan ederek kendi firmasına ait “... ped ve sprey” isimli ilacın getirdiği karnelere yazılmasını istediği, sanığın da söz konusu ilaçları hastaları görüp muayene etmeden yazdığı somut olayda;
sanığın aşamalardaki savunmalarında sanık ...’i ilaç mümessili olması nedeniyle tanıdığını, getirmiş olduğu sağlık karnelerini yakınlarının sağlık karnesi olduğu ve rahatsız olduğunu belirterek tanıtımını yaptığı "... pet ve sprey" isimli ilaçları yazmasını istediğini, kendisinin de bu tip ilaçların yatalak hastalara ve yanık yarası olan hastalara yazıldığından dolayı ricasının kabul ederek ilaçları yazdığını belirtmiş olması karşısında sanığın bahse konu eylemi nedeniyle doğrudan menfaat temin etmemesi de nazara alındığında, sanığın zarar verme bilinç ve iradesinin bulunmadığı,
sahtecilik kastıyla hareket etmediği ancak, gerekli dikkat ve özeni gösterip, inceleme yapmaması nedeniyle görevlerinin gereklerine aykırı davrandığı anlaşılmakla, eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan "görevi kötüye kullanma" suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, 67/4 maddesinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, duran sürelerde eklendiğinde suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/700, K. 2025/14188, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama