İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/7137 Karar: 2023/7422 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/7137 K.2023/7422

11. Ceza Dairesi 2022/7137 E. , 2023/7422 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2019/5262 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : Gökçen Bilge Özdemir Karaoğlu SUÇLAR : Dolandırıcılık, 1136 sayılı Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara k

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/7137 E. , 2023/7422 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2019/5262 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : Gökçen Bilge Özdemir Karaoğlu SUÇLAR : Dolandırıcılık, 1136 sayılı Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara k

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/7137 E. , 2023/7422 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2019/5262 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : Gökçen Bilge Özdemir Karaoğlu SUÇLAR : Dolandırıcılık, 1136 sayılı Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2019 tarihli ve 2018/79685 Soruşturma, 2019/91484 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.12.2019 tarihli ve 2019/5262 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.12.2019’da kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.06.2022 tarihli ve 2021/17922 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/97590 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/97590 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin müvekkilinin avukat olduğunu, şüphelinin müvekkilini şikayet etmesi üzerine, şüpheli hakkında araştırma yaptıklarında şüphelinin avukat olmadığı halde kendisini sosyal medya üzerinden avukat olarak tanıtıp, dava takibi için vekaletname aldığını öğrendiklerini belirterek şikayetçi olması üzerine, başlatılan soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin müştekiye yönelik herhangi bir hileli davranışı ya da ondan menfaat temin etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, zarar görenlerin ayrıca şikayetçi olabileceği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 63. maddesinde yer alan "(1) Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar, şahıslarına ait olmıyan dava evrakını düzenliyemez, icra işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar. Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar avukatlık unvanını da taşıyamazlar. (Ek cümle : 2/5/2001 - 4667/40 md.) Şu kadar ki, baro levhasındaki kaydı yirmi yılı dolanlardan, bürosunu kapatarak vergi kaydını sildiren avukatlar durumları hakkında bilgi vermek ve baroya karşı görev ve yükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla sadece avukat unvanını kullanabilirler. (2)(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/334 md.) Birinci fıkra hükmüne aykırı eylemde bulunanlara Cumhuriyet savcısı tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.(3)(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/334 md.) Avukatlık yapmak yetkisini taşımadıkları halde muvazaalı yoldan alacak devralarak ve kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak avukatlara ait yetkileri kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. (4)Mahkemeler, icra ve iflas daireleri ve barolar, bu maddenin kapsamına giren bir olayı öğrenince Cumhuriyet Savcılığına bildirmek zorundadırlar. Yapılacak kovuşturma sonucu Cumhuriyet Savcısı tarafından baroya bildirilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, dosya kapsamında mevcut sosyal medya paylaşımlarında şüphelinin kendisini avukat olarak tanıttığı ve ... 39. Noterliğinin 11/02/2015 tarihli ve 01743 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile ... Karakaş isimli kişiden dava takibi için vekaletname aldığı, oysa dosyada yer alan Türkiye Barolar Birliği Ruhsat ve Sicil İşleri Müdürlüğünün 16/01/2019 tarihli ve 41870694-622.03-1170 sayılı yazısından şüphelinin gerçekten avukat olmadığının anlaşılması karşısında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli delillerin mevcut bulunduğu, bu delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) dolandırıcılık başlıklı 157 nci maddesinin birinci fıkrasının; "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir" şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. 4. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) avukatlık yetkilerinin başkaları tarafından kullanılmaması başlıklı 63 üncü maddesinde; "Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar, şahıslarına ait olmıyan dava evrakını düzenliyemez, icra işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar. Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar avukatlık unvanını da taşıyamazlar. (Ek cümle : 2/5/2001 - 4667/40 md.) Şu kadar ki, baro levhasındaki kaydı yirmi yılı dolanlardan, bürosunu kapatarak vergi kaydını sildiren avukatlar durumları hakkında bilgi vermek ve baroya karşı görev ve yükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla sadece avukat unvanını kullanabilirler. (Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/334 md.) Birinci fıkra hükmüne aykırı eylemde bulunanlara Cumhuriyet savcısı tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. (Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/334 md.) Avukatlık yapmak yetkisini taşımadıkları halde muvazaalı yoldan alacak devralarak ve kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak avukatlara ait yetkileri kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. Mahkemeler, icra ve iflas daireleri ve barolar, bu maddenin kapsamına giren bir olayı öğrenince Cumhuriyet Savcılığına bildirmek zorundadırlar. Yapılacak kovuşturma sonucu Cumhuriyet Savcısı tarafından baroya bildirilir" denilmektedir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; başka bir eylem nedeniyle şüpheli ...'ın avukat olan şikâyetçi Gökçen Bilge Özdemir Karaoğlu'nu şikâyet etmesi sonucu başlatılan soruşturma kapsamında, şikâyetçi hakkında Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/143 Esas sayılı dosyası ile son soruşturmanın açılmasına karar verilmesini müteakip, şikâyetçinin, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/209 Esas ve aynı Mahkemenin 2021/255 Esas sayılı dosyaları kapsamında görevi kötüye kullanma suçundan yargılandığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan 04.05.2018 havale tarihli şikâyet dilekçesinde; dava açılması sonrası şüpheli ... hakkında internet ve sosyal medya üzerinden araştırma yapıldığında, şüphelinin avukat olmadığı halde çevreye kendisini avukat gibi tanıttığı, bu yönde reklam yaptığı, başka bir kısım avukatları da şikâyet ederek bu işi adeta meslek haline getirdiği, bununla birlikte ... Karakaş isimli bir kişinin ... 39. Noterliğinin 11.02.2015 tarihli ve 01743 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile Av. Selçuk İplikçi'ye vekalet verdiği, aynı vekaletnamede avukat olmadığı halde şüphelinin de isminin yazıldığı, bu nedenle şüphelinin dolandırıcılık ve 1136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarını işlediğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturmada; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2019 tarihli ve 2018/79685 Soruşturma, 2019/91484 Karar sayılı kararı ile "... şüphelinin müştekiye karşı herhangi bir hileli hareket ve menfaat sağlama eyleminin olmadığı, şüphelinin eylemlerinden varsa zarar görenlerin şikayette bulunabilecekleri, şu aşamada müştekiye karşı hileli hareketin olmadığı dolayısıyla atılı suçun yasal şartlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, itiraz üzerine İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.12.2019 tarihli ve 2019/5262 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış olup, her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/97590 sayılı kanun yararına bozma istemi ile bahse konu kararın; "...dosya kapsamında mevcut sosyal medya paylaşımlarında şüphelinin kendisini avukat olarak tanıttığı ve ... 39. Noterliğinin 11/02/2015 tarihli ve 01743 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile ... Karakaş isimli kişiden dava takibi için vekaletname aldığı, oysa dosyada yer alan Türkiye Barolar Birliği Ruhsat ve Sicil İşleri Müdürlüğünün 16/01/2019 tarihli ve 41870694-622.03-1170 sayılı yazısından şüphelinin gerçekten avukat olmadığının anlaşılması karşısında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli delillerin mevcut bulunduğu, bu delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği...“ şeklindeki gerekçe ile bozulması talep olunmuş ise de; dolandırıcılık suçunun oluşması için hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlanmasının gerekeceği, somut olayda şikâyetçiye yönelik hileli davranışların mevcut olmadığı, diğer yandan şüphelinin eyleminin 1136 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde düzenlenen suça vücut vereceğinin düşünülmesi durumunda da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2019 tarihli ve 2018/79685 Soruşturma, 2019/91484 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında, belirtilen suça ilişkin herhangi bir anlatım ve verilmiş bir karar mevcut olmadığından, 1136 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde düzenlenen suç yönünden zamanaşımı süresi içerisinde soruşturma yapılarak her zaman bir karar verilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla