Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/7153 E. , 2023/8373 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/7741 Değişik iş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/7153 E. , 2023/8373 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/7741 Değişik iş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2021 tarihli ve 2018/1236 Soruşturma, 2021/5602 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/7741 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.12.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.06.2022 tarihli ve 2022/5824 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/99493 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/99493 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Müştekinin 22/01/2018 tarihli dilekçesinde özetle, şüphelilerden ... ...'in müşteki Fırat Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinde tedarik zinciri direktörlüğü departmanında çalıştığı, 2009 ve 2017 yılı arasındaki süreçte ... ... tarafından yönetilen ihalelerde meydana gelen usulsüzlük sebebi ile müşteki şirketin 7.690,028 Dolar zarara sebep olunduğu, ... ...'in teklif sunmamış şirketler adına sahte teklifler hazırladığı, ya da sunulan tekliflerin fiyatlarını arttırdığını, böylece şüpheli konumdaki firmalardan gelen tekliflerin daha uygun hale geldiği, ihalelerin tamamına yakınının şüpheli firmalarda kaldığını, bu nedenle şüpheliler hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından iddianame tanzim edilmesi, şüphelilerin iş yeri adreslerindeki bilgisayar ve bilgisayar kütüklerinde ve şirketlerde yer alan evraklar üzerinde arama ve elkoyma kararı verilmesi gerektiği şeklinde taleplerde bulunarak şikayetçi olmasını müteakip, yapılan soruşturma neticesinde, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca ihale yapan firmaların ticari şirket vasfında oldukları, çalışma alanlarında uzman oldukları dikkate alındığında satın aldıkları ürünlerin veya hizmetlerin fiyatlarının aşırı yüksek olup olmadığı veya yüksek olup olmadığı hususunu bilmeleri gerekeceği, sürekli aynı işle iştigal eden firmaların bu konuda yanılgıya düşmelerinin beklenemeyeceği, ... ... isimli şüphelinin ihale sürecinde tek başına onay yetkisinin bulunmadığı, fiyatların ... ... isimli kişi tarafından tek başına kontrol edilmediği kendisi dışında çok sayıda şirket çalışanının onayına tabi olarak işlemlerin yürütüldüğü, dosya kapsamında sahte olduğu iddia edilen herhangi bir belgenin bulunmadığı sadece fiyat tekliflerinin değiştirildiği yönünde iddiaların ileri sürüldüğü, şüpheli ... ... ile müşteki şirket arasında imzalanan protokolün hukuk yargılaması açısından sonuçlarının ortaya çıkabileceği, bu protokolün ... ...'in suç işlediğine dair bir kanıt olduğu yönünde değerlendirme yapılamayacağı, ilgili şirketlerin basiretli tacir gibi hareket ederek uzmanlık alanları içerisinde bulunan ürün ve hizmet fiyatlarının ortalama değerlerini ve fiyatlarını biliyor olması gerektiği, ... ...'in çalıştığı şirketin çıkarlarını korumadığı yönündeki iddiaların çalışanın sadakat yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekeceği, müşteki şirketlerin bu kapsamda hukuk yollarına başvurabileceği, şüpheli ...'in diğer şüphelilerle iş birliği içerisinde hareket ederek müşteki firmaları dolandırdığını ve sahte belge kullandıklarını ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği anlaşılmış ise de; Somut olayda, müşteki vekillerince dosyaya sunulmuş olup şüpheli ... ... ile Fırat Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi arasında imzalanan 09.11.2017 tarihli protokolde; şüpheli ...'nın kendisine şahsi menfaat sağladığını eşinin hesabına yatırdığı ve ailesine aldığı malları şirketi uğrattığı zararları karşılamak üzere devretmeyi kabul ettiği, yine dosya içinde yer alan 08/07/2011 tarihli yazılı beyanında şüpheli ...'nın Akım Pazarlama isimli firmaya menfaat sağladığı, bu menfaate karşılık elde ettiği eşinin ve ailesinin mal varlığı dahilinde olan mallardan bir kısmını şirkete iade etmek istediğini belirttiği, her ne kadar şüpheli ... tarafından 07/01/2020 tarihli dilekçede anılan protokol ve 08/07/2011 tarihli beyanının zorla ve tehditle alındığı beyan edildiğinden bu hususun araştırılması gerektiği, bununla birlikte dosya içine yer alan ... muhasebeci Mali Müşavir Orhan Şenocak tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarında şüpheli ... ...'in ihale teklifleri ve tedarikçilerinden toplayan ve satın ama kararlarına kaynak oluşturmak için düzenleyen/raporlayan kişi görevinde olduğu, ancak satın alma evraklarında tek başına imzasının bulunmadığı birden çok kimsenin imza ve onayının görüldüğü, şüpheli ...'nın satın alma kararlarını etkileyecek şekilde değiştirdiği kanaatinin oluştuğu, karar vericinin ise kendisinin olmayıp görevi gereği oluşturduğu çalışmaları kontrol ve onaylayan yöneticileri olduğunun görüldüğü, tedarikçi firmaların müşteki firmaları uğrattığı gerçek zararın tespitini ise satın alma zamanındaki piyasa koşulları, firmanın satın alma gücü, iskonto ve vade gibi opsiyonlarının birlikte değerlendirmesi ile mümkün olacağının belirtilmesi karşısında bu hususların araştırılması gerektiği cihetle, öncelikle satın alma teklif ve ihale evraklarını imzalayan ve onaylayan kişilerin tespit edilip gerektiğinde satın alma sürecindeki çalışmaları kontrol eden ve satın alma kararlarını onaylayan yöneticilerin de ifadelerine başvurulması ve satın alma zamanındaki piyasa koşulları, firmanın satın alma gücü, iskonto ve vade gibi opsiyonların birlikte değerlendirildikten sonra zararın tespit edilmesi gerekeceğinden, öncelikle şikayete konu yukarıda açıklanan hususlarla ilgili olarak suçun niteliği de nazara alınarak kuşkuya yer verilmeyecek biçimde araştırma yapılması suretiyle anılan hususların tamamlanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi vekilince Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan dilekçede; şüphelilerden ... ...'in şikâyetçi şirkette tedarik zinciri direktörlüğü departmanında çalıştığının, 2009 ve 2017 yılları arasında ... ... tarafından yönetilen ihalelerde meydana gelen usulsüzlük sebebi ile şirketin 7.690,028 dolar zararına neden olduğunun, şüpheli ... ...'in, teklif sunmamış şirketler adına sahte teklifler hazırladığının, ya da sunulan tekliflerin fiyatlarını artırdığının, bu şekilde şüpheli konumdaki firmalardan gelen tekliflerin daha uygun hale geldiğinin, ihalelerin tamamına yakınının şüpheli firmalarda kaldığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerin alınan ifadelerinde suçlamayı kabul etmedikleri ve Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2021 tarihli ve 2018/1236 Soruşturma, 2021/5602 Karar sayılı kararı ile; "...ihale yapan firmaların ticari şirket vasfında oldukları, çalışma alanlarında uzman oldukları dikkate alındığında satın aldıkları ürünlerin veya hizmetlerin fiyatlarının aşırı yüksek olup olmadığı hususunu bilmelerinin gerekeceği, sürekli aynı işle iştigal eden firmaların bu konuda yanılgıya düşmelerinin beklenemeyeceği, ... ... isimli şüphelinin ihale sürecinde tek başına onay yetkisinin bulunmadığı, fiyatların ... ... isimli kişi tarafından tek başına kontrol edilmediği, kendisi dışında çok sayıda şirket çalışanın onayına tabi olarak işlemlerin yürütüldüğü, dosya kapsamında sahte olduğu iddia edilen herhangi bir belgenin bulunmadığı, sadece fiyat tekliflerinin değiştirildiği yönünde iddiaların ileri sürüldüğü, şüphelilerin savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmedikleri, şüpheli ... dışında iade sürecindeki tekliflerin bir çok kişi tarafından onaylandığı ve kontrolden geçirildiği, ... ...'in uhdesinde kalan herhangi bir paranın varlığının iddia edilmediği sadece fiyat tekliflerinin yüksek teklifle değiştirilmesi neticesinde şirketin zarara uğratıldığının iddia edildiği, şüpheli ... ...'le müşteki şirket arasında imzalanan protokolün hukuk yargılaması açısından sonuçlarının ortaya çıkabileceği, bu protokolün ... ...'in suç işlediğine dair bir kanıt olduğu yönünde değerlendirme yapılamayacağı, ilgili şirketlerin basiretli tacir gibi hareket ederek uzmanlık alanları içerisinde bulunan ürün ve hizmet fiyatlarının ortalama değerlerini ve fiyatlarını biliyor olması gerektiği, müşteki şirket çalışanı olan ... ... 'in tek başına onay yetkisi olmaması fiyatları tek başına tespit etme konusunda şirketin alım kararını oluşturma noktasında diğer onay sahiplerinin varlığına rağmen tek başına etkili olmayacağı ... ...'in çalıştığı şirketin çıkarlarını korumadığı yönündeki iddiaların çalışanın sadakat yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekeceği müşteki şirketlerin bu kapsamda hukuk yollarına başvurabileceği, şüpheli ...'in diğer şüphelilerle iş birliği içerisinde hareket ederek müşteki firmaları dolandırdığını ve sahte belge kullandıklarını ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı..." şeklindeki gerekçelerle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; tanık beyanlarında, yapılan alımların piyasa fiyatına göre çok yüksek olduğunun bildirilmesi ile alınan bilirkişi raporunda, gerçek zararın tespiti için, satın alma zamanındaki piyasa koşulları, firmanın satın alma gücü, iskonto ve vade gibi opsiyonların birlikte değerlendirilmesinin gerektiğinin belirtilmesi karşısında; sahte tekliflere ilişkin belge asıllarının getirtilerek incelenmesi, ıslak imza bulunup bulunmadığının, tahrifat ya da imza taklidi yönünden herhangi bir sahtecilik yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, gerekli görülmesi halinde belge asılları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, adlarına sahte teklif verildiği ya da verdikleri tekliflerin değiştirildiği iddia olunan firma yetkililerinin beyanlarına başvurulması, şüpheli ... ...'in, şirketi zarara uğrattığına ilişkin yazılı savunmasını tehditle imzaladığına ilişkin savunması doğrultusunda araştırma yapılarak, hesap hareketlerinin incelenmesi, satın alma teklif ve ihale evraklarını imzalayan ve onaylayan kişilerin tespit edilip gerektiğinde satın alma sürecindeki çalışmaları kontrol eden ve satın alma kararlarını onaylayan kişilerin de ifadelerine başvurulması, satın alma zamanındaki piyasa koşulları, firmanın satın alma gücü, iskonto ve vade gibi opsiyonlar birlikte değerlendirildikten sonra zararın tespit edilmesi yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması, şüpheliler arasında bağlantı bulunup bulunmadığının araştırılması, ifadesine başvurulmayan şüpheli ...'in ifadesinin alınması, şikâyetçi şirket ile...Mühendislik Elektrik Kablo ve Topraklama Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki hukuk dosyasının getirtilerek incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayininin gerekmesi nedeniyle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/7741 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.