İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/7172 Karar: 2023/7940 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/7172 K.2023/7940

11. Ceza Dairesi 2022/7172 E. , 2023/7940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/350 E., 2022/168 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 53

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/7172 E. , 2023/7940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/350 E., 2022/168 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 53

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/7172 E. , 2023/7940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/350 E., 2022/168 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyizin kapsamına göre; Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2012 tarihli ve 2012/2862 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Gaziosmanpaşa Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2013 tarihli ve 2012/1182 Esas, 2013/934 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4'er yıl hapis ve 20.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Anılan kararın sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.04.2018 Tarihli, 2018/2905 Esas, 2018/2671 Karar sayılı kararı ile sanıkların eylemlerinin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas edip etmediğinin değerlendirilmesi için üst dereceli Mahkemeye görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozmaya uyularak verilen görevsizlik kararından sonra uzlaşmanın da sağlanamaması üzerine İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2018/350 Esas, 2022/168 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4'er yıl hapis ve 20.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyizi; cezanın az olduğuna, eylem sayısınca ceza tertip edilmesi gerektiğine, vasfın nitelikli dolandırıcılık olduğuna ve 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının da tatbik edilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ...'ın temyizi; temyiz dışı sanıklardan ... Katılmış'ın yanında işçi olarak çalıştığına, bu kişinin işçilerinin ve çevresindekilerin hesabını ticari bir para geleceği bahanesiyle kullandığına, kendisinin de hesabını bu şekilde kullandırdığına, dolandırıcılık suçunu işleme kastının olmadığına ilişkindir. 3. Sanık ...'nin temyizi; ...'ın yanında çalıştığına, hesabını ticari bir para geleceği bahanesiyle kullandığına, dolandırıcılık suçunu işleme kastının olmadığına ilişkindir. 4. Sanık ...'nun temyizi; sanıkların kendisini kullandıklarına, kandırdıklarına, adına birçok dosya açıldığına, terzi olarak çalıştığına ve hiç bir suça karışmadığına ilişkindir. 5. Sanık ...'nın ise temyizinde sebep belirtmediği tespit edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılana ait cep telefonunu arayan meçhul kişinin kendisini polis olarak tanıttığı ve katılana ait kimlik bilgilerinin kopyalanarak adına hesaplar açıldığını, suçluların yakalanması için katılanın yardımına ihtiyaç duyduklarını belirttiği, bu sırada telefonu savcı olduğunu söyleyerek bir diğer meçhul şahsa verdiği, bu kişinin de katılana benzer şekilde anlatımda bulunarak katılanı ikna edip, bir kısım sanıkların hesabına iki gün boyunca para havalesi yapmasını istediği, katılanın bilahare dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu anlaşılmıştır. 2. Katılanın 06.12.2011 günü önce temyiz dışı sanıklardan ...'ün hesabına 3.940,00 TL, bilahare de 16.000,00 TL para yolladığı, 07.12.2011 tarihinde ise sanıklardan ...'nin adına 4.460,00 TL, aynı gün arabasını satarak temyiz dışı sanık ... adına 16.250,00 TL yolladığı, yollanan bu paraların bizzat hesap sahibi sanıklar tarafından çekildiği sanıkların savunması, banka cevabi yazıları ve kamera kayıtlarından tespit edilmiştir. 3. Temyiz dışı sanık ..., bu paraları çekerek sanıklar ... ve ...'ya teslim ettiğini ve karşılığında para aldığını, sanıklar ...ve ... ise tevilli ikrarda bulunarak bu parayı ... Katılmış'a verdiklerini savunmuşlardır. 4. Sanık ..., parayı çekerek yanında çalıştığı temyiz dışı sanık ... Katılmış'a teslim ederek para aldığını, benzer türden eylemleri ...'ın talebiyle gerçekleştirdiğini savunmuştur. 5. Temyiz dışı sanık ... ise, parayı çekerek sanıklar ... ve ...'ya teslim ettiğini ve karşılığında para aldığını, sanıklar ...ve ...ise bunu doğrulayarak parayı ...'a verdiklerini savunmuşlardır. 6. İzah edilen deliller çerçevesinde Mahkemesince sanıkların eylemleri sabit görülerek mahkûmiyet hükümleri ihdas edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Her ne kadar tebliğnamede sanıkların farklı zaman dilimlerinde gerçekleştirilen eylemlere iştirak etmeleri nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması için sanıklar hakkında kurulan hükümlerin bozulması yönünde görüş serdedilmiş ve bozma sonrası hükümleri katılan vekili de temyiz etmiş ise de; suç vasfını üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesinin değerlendirmesi için verilen bozma kararı öncesi ilk hükümlerin yalnızca sanıklar tarafından temyiz edildiği, katılan vekilinin temyizinin bulunmadığı, ilk kararlarda da zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilmediği, dolayısıyla bu yönüyle kazanılmış hak bulunduğu anlaşıldığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. B. Diğer Temyiz Talepleri Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin bozma ilamından sonra sanığın 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca taksitlendirme bakımından kazanılmış hakkının gözetilmemesi hukuka aykırı olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2018/350 Esas, 2022/168 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanıkların temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümler fıkrasında netice cezanın yazıldığı paragraftan sonra gelmek üzere "Sanıklar hakkında tayin edilen adli para cezasının miktarı ile sanıkların ekonomik ve şahsi halleri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince takdiren birer aylık eşit taksitler halinde 20 ayda tahsil edilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle eleştirilen husus dışında hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2013 tarihli ve 2012/1182 Esas, 2013/934 Karar sayılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinden kurulan mahkûmiyet hükmü ile sanıklar hakkında işleyen zamanaşımının kesildiği, bu tarihten itibaren -14 günlük uzlaştırma işlemleri nedeniyle duran süre de dikkate alındığında- ikinci mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 31.03.2022 tarihine kadar 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinden açılan davada zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu, eylemin ve suç vasfının değişmediği, sadece sonradan görevli mahkemenin değişmesi nedeniyle yasa değişikliğinden önceki görevli mahkemenin yaptığı işlemlerin geçerliliğini yitirmediği, bu nedenle görevli mahkemenin değişmesinden önceki mahkemenin usûlüne uygun yaptığı sorgu ve mahkûmiyet kararının zamanaşımını keseceği gerekçesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. 06.11.2023

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla