İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/7496 Karar: 2023/3011 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/7496 K.2023/3011

11. Ceza Dairesi 2022/7496 E. , 2023/3011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet EK KARAR : Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın 09.

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/7496 E. , 2023/3011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet EK KARAR : Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın 09.

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/7496 E. , 2023/3011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet EK KARAR : Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın 09.12.2011 tarihli dilekçesi üzerine Mahkemenin 19.01.2012 tarihli ek kararı ile sanığın istemi reddedilerek karar eteğinde ek kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiş ve sanığın 06.02.2012 tarihli dilekçesi itiraz mercii olan İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.02.2012 tarihli kararı ile reddedilmiş ise de; sanığın 09.12.2011 tarihli dilekçesinin temyiz istemi niteliğinde olduğu, bu nedenle Mahkemenin 19.01.2012 tarihli ek kararının temyiz Kanun yoluna tabi olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.02.2012 tarihli kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 20 nci ve 6099 sayılı Kanunla değişik 21, 23 ve özellikle bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 30 uncu maddesi uyarınca; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen koşul geçerlilik koşuludur. Anılan kanun ve yönetmelik hükümleri uyarınca beyanda bulunan ilgilinin imzadan imtina ... bulunmakta ise de isimden imtina ... bulunmamaktadır. Somut olayda, sanığın yokluğunda tefhim edilen hükme ilişkin gerekçeli kararın sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkarıldığı, sanığın bu adreste oturmadığı tespit edilip tebliğ evrakının mahalle muhtarından alınan ikinci adrese sevk edildiği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca 09.09.2011 tarihinde sanığa tebliğ edilmiş ise de, sanığa gerekçeli kararın tebliğine ilişkin evrakta “isimden imtina eden komşu” şeklindeki şerhle komşunun kim olduğununun tespit edilemediği ve bu hali ile yapılan tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21 ... maddesinin birinci fıkrası ile Yönetmeliğin 30 uncu maddesi hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle sanığın öğrenme üzerinde yaptığı temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2011 tarihli ve 2010/299 Esas, 2011/279 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 ... maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukların ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 ... maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; beraati gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, ... adına kayıtlı olan ve 10.04.2007 tarihinde çalınan 34 RL 832 plakalı Ford Connect marka araca T-123284 seri numaralı sahte trafik belgesi ile N-208327 seri numaralı sahte tescil belgeleri ile katılan ... adına kayıtlı olan .. sayılı araç haline getirip, ... tarafından verilmiş görünen 01.05.2007 tarih ve 05022 yevmiye numaralı vekaletname ile katılan ...'ya 13.000,00 TL bedelle sattığı kabul edilerek sanığın resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır IV. GEREKÇE 1. Kriminal raporu, katılanların anlatımları, tanık beyanları ve sanık savunması uyarınca sanığın üzerine atılı suçların sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2011 tarihli ve 2010/299 Esas, 2011/279 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla