KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/7792 E., 2024/11845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/597 E. 2021/387 K.
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilâmı ve istikrar kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen kararın; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğu ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Bu hukuksal bilgiler ışığında yapılan incelemede. Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2017/957 Esas, 2018/878 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2019/3523Esas, 2020/10186 Karar sayılı kararıyla özetle "hükümden sonra,
16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verildiği,
bozma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince basit yargılama usulünün takdiren uygulanmayacağını belirtilerek, 04.12.2018 tarihli hükümde direnilmesine karar verildiği anlaşılmış ise de; temyiz incelemesine konu son hükümde, 04.12.2018 tarihli hükümden sonra yürürlüğe giren basit yargılama usulüyle ilgili bir değerlendirmede bulunup takdiren uygulanmamasına karar vermesi nedeniyle bu hükmün özde direnme kararı niteliğinde olmayıp, bozma kararına eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olduğu kabulü ile inceleme yapılmıştır.
Sanığın üzerine atılı "güveni kötüye kullanma" suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın, 2009 yılı içerisinde kendisinin geliştirdiği ve strolak olarak adlandırdığı ürünlerin numunesini, Antalya Adliyesi inşaatının proje müdürü olan sanık ...'a teslim edilmek üzere, hakkındaki beraat hükmü kesinleşen şantiye şefi sanık Kâzım Baysal'a verdiği, sanık Kâzım Baysal'ın da söz konusu numuneleri, sanık ...'un odasına bıraktığı, sanık ...'un ise bu numuneleri kalitesiz ve straforun boyanmasıyla yapılmış malzeme olduğu gerekçesi ile çöpe attırdığı ve bu suretle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
5237 Sayılı Kanun'un 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak,
zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulması veya bu devir olgusunun inkar edilmesinin gerektiği, somut olayda ise katılanın, suça konu numune ürünlerini sanık ...'a teslim edilmek üzere şantiye şefi Kazım Baysal'a verdiğini ve numuneleri geri almaya geleceğini de Kazım Baysal'a söylediği yönündeki beyanı ile tüm dosya kapsamından, sanık ...'un numune ürünleri inceledikten sonra katılana iade edeceği yönünde doğrudan ya da dolaylı bir bilgisinin bulunmadığı anlaşılmakla;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/7792, K. 2024/11845, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama