KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/8180 E., 2025/5518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/3309 E. 2021/408 K.
- Suç
- Çocuğun Soy Bağını Değiştirmek
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.09.2018 tarihli ve 2017/505 Esas 2018/529 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 231/1.maddesi uyarınca çocuğun soy bağını değiştirme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2018/3309 Esas 2021/408 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik mağdur çocuk vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında çocuğun soy bağını değiştirmek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin birinci fıkrası,62/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak mahrumiyetine ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamasına rağmen mahkumiyetine hükmedilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın tekerrüre esas alınan Söke 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/285 Esas, 2014/302 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un TCK'nun 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin yukarıdaki tarih ve sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/8180, K. 2025/5518, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama