İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/9072 Karar: 2023/8343 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/9072 K.2023/8343

11. Ceza Dairesi 2022/9072 E. , 2023/8343 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/3618 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ :...Dayanıklı Tüketim Malları Ticaret ve Turizm Ltd. Şti. ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ka

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/9072 E. , 2023/8343 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/3618 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ :...Dayanıklı Tüketim Malları Ticaret ve Turizm Ltd. Şti. ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ka

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/9072 E. , 2023/8343 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/3618 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ :...Dayanıklı Tüketim Malları Ticaret ve Turizm Ltd. Şti. ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2021 tarihli ve 2021/8606 Soruşturma, 2021/9757 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Alanya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/3618 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.02.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.08.2022 tarihli ve 2022/7359 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112316 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112316 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüpheli tarafından satılan aracın kilometresinin bilerek düşük gösterildiği ve bu şekilde menfaat sağlandığından bahisle müşteki vekilinin şikâyeti üzerine Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma neticesinde; şikâyete konu aracın bakımlarının yetkili serviste yapıldığı ve müştekinin de aracın gerçek kilometresini basit bir araştırma ile öğrenebileceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 20/01/2020 tarihli ve 2019/11349 esas, 2020/504 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, şüpheli ve müştekinin ifadesinin alınması, araçta kilometrenin ne şekilde ve nasıl düşürüldüğü bu işlemin basit bir kontrolle anlaşılıp anlaşılmayacağı konusunda teknik bir bilirkişi raporu aldırılması, toplanacak delillere göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, şüphelinin ifadesi dahi alınmadan, teknik bilirkişi raporu alınmaksızın ve müştekinin bu yönde bir araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı gözetilmeksizin eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) Elektronik Tebligat başlıklı 7/a maddesinde; "Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur; ...9. Baro levhasına yazılı avukatlar... Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." denilmektedir. 3. 7201 sayılı Kanun’un, “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32 inci maddesinin birinci fıkrasının ise; "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır" şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2021 tarihli ve 2021/8606 Soruşturma, 2021/9757 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının 16.08.2021 tarihinde posta yoluyla şikâyetçi vekillerinden Avukat Tutku Acar'a bizzat tebliğ edildiğinin dosya içerisinde yer alan tebliğ mazbatasından görüldüğü, bununla birlikte şikâyetçi vekilleri Avukatlar Yusuf Pakır ve Tutku Acar'ın kendilerine herhangi bir tebligat yapılmadığını belirterek bu karara yönelik 13.10.2021 havale tarihli dilekçeyle itirazda bulunmaları üzerine, merci Alanya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/3618 Değişik İş sayılı kararı ile dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği belirlenmiş ve tebliğ tarihinde Avukat Tutku Acar'a ait herhangi bir elektronik tebligat adresi bulunup bulunmadığı dosya kapsamından tespit edilememiş ise de; 7201 sayılı Kanun'un 32 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın avukata bizzat tebliği üzerine kararın öğrenildiği, bu nedenle yapılan tebligatın geçerli olduğu ve itirazın 15 günlük yasal süreden sonra yapıldığı cihetle, merci tarafından itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, Alanya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/3618 Değişik İş sayılı kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu değerlendirilerek kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla