İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/9074 Karar: 2023/9264 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/9074 K.2023/9264

11. Ceza Dairesi 2022/9074 E. , 2023/9264 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/55 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının ist

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/9074 E. , 2023/9264 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/55 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının ist

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/9074 E. , 2023/9264 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/55 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 17.12.2021 tarihli ve 2021/2049 Soruşturma, 2021/8435 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2022 tarihli ve 2021/580 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ve 2022/55 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.01.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.07.2022 tarihli ve 2022/4121 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2022 tarihli ve KYB-2022/110848 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2022 tarihli ve KYB-2022/110848 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 170/2. maddesi “ Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü gereğince soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması durumunda Cumhuriyet savcısının kamu davası açması gerekeceği, somut olayda da Cumhuriyet savcısı tarafından toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu kanaatiyle iddianame düzenlenmiş olduğu, mahkemesince şüphelinin üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1 ve 158/3. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamındaki suçlardan olduğu değerlendirilerek uzlaştırma işlemlerinin de uygulanması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde 5237 sayılı Kanunun 157. maddesinde düzenlenen suçun uzlaştırma kapsamına alındığı, anılan Kanunun 158/3. maddesine yönelik uzlaştırmaya ilişkin düzenleme bulunmadığı da gözetildiğinde, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; "... a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen, d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. ... (4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. ..." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, suç tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise bu suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı belirtilmiştir. 4. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır...", on dokuzuncu fıkrasında ise, "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir." denilmektedir. 5. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2021 tarihli ve 2021/2049 Soruşturma, 2021/8435 Esas sayılı iddianamesi ile şüpheliler hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2022 tarihli ve 2021/580 İddianame Değerlendirme sayılı kararı ile şüphelilerin cezalandırılmaları talep edilen 5237 sayılı Kanun'un 157 nci ve 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamındaki dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamındaki suçlardan olduğu, dosya kapsamında yapılmış herhangi bir uzlaştırma işlemi işlemi bulunmadığı gerekçesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca iddianamenin iadesine müteakip, Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine merci ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ve 2022/55 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında uzlaşmaya tabi bir suç yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanmamasının iddianamenin iadesi nedenleri arasında sayıldığı, bu kapsamda şüphelilere isnat olunan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu, aynı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin suçun nitelikli hali olmayıp artırım sebebi olduğu ve bu artırım maddesinin uygulanmasının atılı suçu uzlaşma kapsamından çıkarmayacağı belirlenmekle birlikte; somut olayda şikâyetçinin www.sahibinden.com isimli internet sitesinde kendisine ait cep telefonunu satışa çıkarması üzerine, şüphelilerden Yunus Yıldırım'ın şikâyetçiyi arayarak kendisini ...ismiyle tanıttığı ve telefonu satın almak üzere yeğenini göndereceğini söylediği, buluşma yerine gelen şüpheli ...'nın telefonu kontrol ettiği, devamında telefon bedelinin şikâyetçinin hesabına yatırıldığını gösterir sahte banka dekontunun şüpheli ... tarafından hazırlanarak Whatsapp uygulaması üzerinden şikâyetçiye gönderildiği ve telefonun şüpheli ...'ya bu yolla tesliminin sağlandığının belirtilmesi nedeniyle, şüphelilerin eylemlerini bankanın maddi varlığı olan sahte banka dekontunun kullanılması suretiyle gerçekleştirdiklerinin iddia olunması karşısında, eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile birlikte, aynı maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut vereceği ve atılı suçun uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, somut olayda uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağına yönelik kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçeyle yerinde görülmüştür. 7. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca şüphelilere yüklenen eylemlerin, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirmenin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından iddianamenin bu gerekçeyle 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca iadesine karar verilmesi gerektiği halde, iddianamenin uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yönelik farklı bir gerekçeyle iade edilmesi ve aynı Kanun'un 174 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ilk iade kararında belirtilmeyen bir nedenle yeniden iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği anlaşıldığından, bu husustaki hukuka aykırılığın yargılama sırasında mahallinde giderilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ve 2022/55 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla