Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/9404 E. , 2023/5780 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/598 E., 2022/439 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/9404 E. , 2023/5780 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/598 E., 2022/439 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların sürelerine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca oy birliğiyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyiz kapsamına göre, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2014/327 Esas, 2016/213 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan ...'ya yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2014/327 Esas, 2016/213 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2020/7195 Esas, 2020/10279 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2 ve 157/1 maddelerinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçları nedeniyle, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ve 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ve ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2020/598 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan ...'ya yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, katılan ...'dan alınan paranın katılan ... hesabına yatırıldığına, bu hususu katılan ...'ın da kabul ettiğine, yatırılan bu paranın akıbetinin mahkemece araştırılmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın sürekli olarak katılan ... ve ortakları için masraf yaptığına ve para verdiğine, hatta bu paranın sanık tarafından yapılan icra takibi üzerine ödendiğine, sanığın, katılan ... ve iş ortakları hakkında şikayetçi olduğuna ancak sonuç alamadığına, sanık tarafından tahsil edilen tüm paraların katılan ve iş ortaklarına teslim edildiğine, sanığa suç isnad edildiğine, Eylül ve Ekim 2011 aylarına ilişkin olarak aldığı tüm avansların katılan ...'ın ortakları tarafından sanıktan istenerek şahsi ödemeleri için kullanıldığına ve iade edilmediğine, bu şekilde sanığın katılan ...'a karşı zor durumda bırakıldığına, asıl mağdurun sanık olduğuna, verilen cezanın usul ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanık tarafından yapılan tüm hacizlerin gerçek olduğuna ve bu tutanakların masraflarının ödendiğine, katılan ... ve ...'ın aşamalardaki beyanlarının tutarsız ve çelişkili olduğuna, sanığın her tahsil ettiği para için borçlulara belge verdiğine, ancak ...ve ...'ın böyle bir belge sunamadıklarına, tek taraflı beyanlara itibar edilerek eksik inceleme ile ceza verildiğine, bozma ilamından sonra sanığın son söz ve savunmasının alınmadığına, yanlış adrese tebligat çıkarıldığına, usul ve yasaya aykırı kararın belirtilen ve re'sen nazara alınacak nedenlerle bozulmasına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, katılan ...'ya ait hukuk bürosunda katip olarak çalıştığı, bu dönemde gerçekte hacze gitmediği halde sahte haciz tutanakları düzenleyerek masraf aldığı; ...'nın bilgisi dışında icra takip borçluları olan katılanlar ... ve ...'dan para tahsil ederek uhdesinde tutmak suretiyle menfaat temin ettiği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık savunmalarında, katılan ...'nın ortağı....'nun ablasına 20.000 TL borç verdiğini, bu parayı bir türlü geri alamadığını, hatta bu hususta kendisini icraya verdiğini, ne olduysa bundan sonra olduğunu, ... katılan ...'dan para aldığının doğru olduğunu, ancak bu parayı ...'nın hesabına aktardığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir. 3. Sanık tarafından, katılanların zararlarının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. 4. Uzlaştırma raporuyla, sanık ve katılanlar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir. 5. Mahkeme tarafından, dosya kapsamı itibarıyla sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek üzerine atılı eylemlerin sabit olduğu kabulü ile gerekçeleri açıklanarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edildiği, yine gerekçeleri açıklanarak takdiri indirim, seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarının 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ve 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2020/598 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2023 tarihinde karar verildi.