İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/9647 Karar: 2023/8602 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/9647 K.2023/8602

11. Ceza Dairesi 2022/9647 E. , 2023/8602 K. "İçtihat Metni" BO Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/326 E., 2021/313 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜ

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/9647 E. , 2023/8602 K. "İçtihat Metni" BO Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/326 E., 2021/313 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜ

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/9647 E. , 2023/8602 K. "İçtihat Metni" BO Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/326 E., 2021/313 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, düzeltilerek onama Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, somut olayda sanık hakkında incelemeye konu nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen 12.10.2021 tarihli hükmün daha önce Yargıtay incelemesinden geçmemiş, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra ilk kez verilmiş hüküm olması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmıştır. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/924 Esas, 2015/304 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/924 Esas, 2015/304 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10.01.2018 tarihli ve 2017/15818 Esas, 2018/150 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2019/326 Esas, 2021/313 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair kesin inandırıcı delil bulunmadan verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz istemi; bilirkişi raporları ile senedin matbu bir senet olduğu ve imzanın katılanın eli ürünü olduğu belirlenmiş olduğundan eylemin suç olmadığı, hukuki ihtilaf olduğu nazara alınmadan verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın suça konu 22.10.2012 düzenleme ve 27.01.2013 vadeli, 300.000,00 TL bedelli senedi sahte olarak tanzim edip, senedin sahteliğini bilen sanık ... ...e icra takibine koyup tahsil etmesi için verdiği, sanık ...'nın senedi 17.02.2014 tarihinde icra takibine koyduğu, sanıkların sahte resmi belge düzenlemek ve kullanmak suçunu işledikleri iddiasıyla dava açılmıştır. 2. Sanıklar suçlamaları kabul etmemiş, sanık ... senedi borç olarak verdiği para karşılığı diğer sanık ...'den aldığını ve icraya koyduğunu, senet borçlusunu tanımadığını, senedin ne şekilde ele geçtiğini bilmediğini; sanık ... ise suça konu senedi, uzun süredir tanıdığı katılandan, satışı konusunda anlaştıkları arazilerin devrini alamaması ancak bedellerini Eda'dan aldığı borç ile ödemiş olması ve Eda'nın alacağını istemesi nedeniyle aldığını ve Eda'ya ciro ederek verdiğini beyan etmişlerdir. 3. Katılan ... ise sanık ...'i tanımadığını, arsalarını satışa çıkarmadığını, suça konu senedi kendisinin düzenlemediğini, ödeme emrinin tebliğinden 5-6 gün önce iki erkek şahsın iş yerine gelerek kargo teslim ederken imzasını aldıklarını, bu imzanın kullanılarak suça konu senedin oluşturulduğunu düşündüğünü beyan etmiştir. 4. Aşamalarda alınan tüm bilirkişi raporlarının dosya arasında olduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında 22.10.2012 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu senedin icra takibine konulduğu "17.02.2014" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, Ancak, Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10.01.2018 tarihli ve 2017/15818 Esas, 2018/150 Karar sayılı bozma ilamı öncesinde kurulan hükmün yalnızca sanıklar müdafileri tarafından temyiz edildiği ve sanıklar lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, ilk hükümden daha ağır ceza tayin edilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılarak sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi ve suça konu senedin akıbeti hakkında karar verilmemiş olması dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen 12.10.2021 tarihli hükmün daha önce Yargıtay incelemesinden geçmemiş, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra ilk kez verilmiş hüküm olması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin mercisince incelenmesi için dosyanın Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle incelenmeksizin mahalline İADESİNE, B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanık Müdafilerinin Temyiz Nedenleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2019/326 Esas, 2021/313 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği (A) numaralı hüküm fıkrasına “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınması suretiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,” ve "suça belgenin dosyada delil olarak saklanmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla