İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/9944 Karar: 2023/7709 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/9944 K.2023/7709

11. Ceza Dairesi 2022/9944 E. , 2023/7709 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/299 E., 2015/320 K. SUÇLAR : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/9944 E. , 2023/7709 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/299 E., 2015/320 K. SUÇLAR : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/9944 E. , 2023/7709 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/299 E., 2015/320 K. SUÇLAR : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2011 tarihli ve 2011/122 Esas, 2011/165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 13.09.2011 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Sanığın, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/675 Esas, 2015/1030 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 11.06.2015 tarihinde işlediği, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur. 3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/299 Esas, 2015/320 Karar sayılı kararı ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2011 tarihli ve 2011/122 Esas, 2011/165 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı açıklanarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 ncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmün açıklanmasına esas teşkil eden suçun kabahat niteliğinde olması nedeniyle hükümlerin açıklanamayacağına, suç kastının bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, mahkûmiyetine hükmedilirken lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde sürücü belgesi bulunmayan tanık E.T.'nin sevk ve idaresinde bulunan 52 (..) (...) plaka sayılı motosiklet ile yine sürücü belgesi bulunmayan temyiz dışı sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 52 (..) (...) plaka sayılı otomobilin maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, gerçek sürücülerin sürücü belgelerinin bulunmaması nedeniyle, düzenlenen trafik kazası tespit tutağında motosiklet sürücüsünün temyiz dışı sanık ..., otomobil sürücüsünün ise sanık ... olduğunun belirtildiği ve tutanağın bu kişilerce imzalandığı, bu belgeye istinaden temyiz dışı sanık ... tarafından motosikleti zorunlu mali trafik sigortası kapsamında sigortalayan katılan şirketten hasar bedelinin talep edildiği, sigorta eksperleri tarafından yapılan inceleme neticesinde kazaya karışan gerçek araç sürücüleri belirlenerek herhangi bir ödeme yapılmadığı, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık kovuşturma aşamasında alınan beyanında, suçlamaları ikrar etmiştir. 3. Mahkemece, 13.10.2010 tarihinde ehliyeti bulunmayan E.T.'nin kullanmış olduğu 52 (..) (...) plakalı motosiklet ile yine ehliyeti bulunmayan ...'ın kullandığı 52 (..) (...) plakalı otomobil kaza yaptığı halde sigorta şirketine kaza yapanlardan birinin ... diğerinin ise ... olduğunun bildirildiği, kazaya karışan otomobili kullanan şahsın tanıklar T.Y., Ö.A. ve sanıklar Mehmet Tekin ile tanık E.T. tarafından beyanlarıyla ehliyeti bulunmayan sanık ... olduğu, yine kazaya karışan motosikleti kullanan şahsın ise ehliyetsiz tanık E.T. olmasına rağmen, Mehmet Tekin'in yönlendirmesi ile arkadaşı olan ...'nun raporda kimlik bilgilerine yer verilerek ve imzası alınarak motosikleti kullananın ... olarak gösterildiği, olay akabinde sanık ...'ın evrakları hazırladığı ve ...'ye imzalatarak söz konusu sigorta şirketine gönderdiği, böylelikle sanığın üzerine atılı suçları işlediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 13.09.2011 ile ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/675 Esas, 2015/1030 Karar sayılı kararına konu, denetim süresi içerisinde işlenen trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçunun suç tarihi olan 11.06.2015 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede; A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Denetim süresi içerisinde işlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen kasıtlı bir suç olduğu ve bu yönüyle hükmün açıklanmasına esas teşkil edebileceği; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenlemeye göre, cezanın kısmen infazı, ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebilmesinin, ancak yükümlülüklerini yerine getirmeyen sanıklar yönünden mümkün olduğu; işlediği kasıtlı suç nedeniyle hakkındaki hükümlerin açıklanmasına karar verilen sanık yönünden hükmolunan cezaların ertelenemeyeceği ve seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği anlaşıldığından, sanığın hükmün açıklanmasına esas teşkil eden suçun kabahat niteliğinde olması nedeniyle bu suç nedeniyle hükmün açıklanamayacağına ve mahkûmiyetine hükmedilirken lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca, denetim süresi içerisinde yeni bir suç işleyen sanık hakkındaki hükmün aynen açıklanması gerekirken, adli para cezasının eksik tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. C. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Suça konu trafik kazası tespit tutanağının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği hükümleri uyarınca özel belge niteliğinde olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunda gerçeğe aykırı belge düzenleme olarak tanımlanan içerik (fikri) sahteciliğine yer verilmediği, yalnızca taklit suretiyle sahte belge düzenleme veya gerçek bir belgede ekleme ya da çıkarma suretiyle sahtecilik, başka bir deyişle maddi sahtecilik eylemlerine yer verildiği; somut olayda trafik kazası tespit tutanağı üzerindeki imzaların sahte olduğuna dair bir iddia bulunmadığından, sanığın eyleminin “fikri sahtecilik” olduğunun anlaşılması karşısında, ceza hukuku mevzuatında özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması nedeniyle yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/299 Esas, 2015/320 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçeli bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/299 Esas, 2015/320 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla