KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/1474 E., 2025/11038 K.
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/81 E., 2022/1569 K
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
373 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz nedenlerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli 2021/612 Esas ve 2021/1226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 9.000,00 adli para cezası ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
10. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz talebi ; ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının yerinde olduğu belirtilerek bölge adliye mahkemesi hükmünın bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de;
mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup, İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.