İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/188 Karar: 2024/8997 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/188 K.2024/8997

11. Ceza Dairesi 2023/188 E. , 2024/8997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/751 E., 2022/1239 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü mad

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/188 E. , 2024/8997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/751 E., 2022/1239 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü mad

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/188 E. , 2024/8997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/751 E., 2022/1239 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafii gerekçe belirtmeksizin hükmü temyiz etmiştir. 2. Sanık ... müdafii; sanık ...'nün atılı suçu işlemediğini, sanığın cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıkların Beyoğlu'nda Bar işletmecisi oldukları, katılanda altın ve para olduğunu anlayan sanıkların güvende olması gerektiğini söyleyip katılanı ikna ederek toplam 34.000 TL para ve 25.000 TL değerindeki altını katılandan aldıkları, ancak daha sonra katılana iade etmedikleri iddiasıyla açılan kamu davası nedeniyle yapılan yargılamada, sanıkların üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek sanıkların cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden 1. Katılan beyanları, sanık savunmaları, uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor ile tüm dosya kapsamından, sanığa atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Sanıkların Beyoğlu'nda bar işletmecisi oldukları, katılanda altın ve para olduğunu anlayan sanıkların katılanın parasının ve altınlarının güvende olması gerektiğini söyleyip katılanı ikna ederek toplam 34.000,00 TL para ve 25.000 TL değerindeki altını katılandan aldıkları, ancak daha sonra katılana iade etmedikleri iddia olunan olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanın gerek dava konusu dosyada 10.09.2013 tarihli celsede alınan beyanında gerekse İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/106 Esas sayılı dosyasında 29.12.2015 tarihli celsede davacı sıfatıyla alınan beyanında sanık ...'nün olayla bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın savunmasının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanık ... müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla