Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/2028 E. , 2025/6809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/200 E., 2022/389 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılı
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/2028 E. , 2025/6809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/200 E., 2022/389 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verilmekle gereği görüşüldü; A.Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu olan ve 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozma üzerine yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri eleştiri dışında yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Bozma öncesi kurulan hükümde sanık hakkında TCK'nın 157/1 maddesine göre doğrudan 6.000 TL ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükmün münhasıran sanık tarafından temyiz edildiği görev nedeniyle bozulduğu, Mahkemesince bozmaya uyularak TCK'nın 158/1-d maddesine göre neticeten erteli 10 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ancak bozmaya konu hükümde aleyhe temyiz bulunmadığı cihetle bu hükümde doğrudan verilen 6.000 TL adli para cezasının kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, aleyhe uygulama yapılmak suretiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının A-5.bendindeki "10 ay hapis" ibaresi ile A-7. bendinin tamamının hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine A-5 bendine "6.000 TL adli para cezası" ve "7-Hükmedilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ekonomik, şahsi ve sosyal durumuna göre takdiren BİRER AYLIK EŞİT TAKSİTLER halinde toplam ALTI TAKSİTTE ÖDENMESİNE," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C.Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu, 20.09.2014 tarihli uzmanlık raporu ile belgenin aldatma niteliğinin bulunduğu rapor edilmiş ise de; raporun sanıklara okunmadığı, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmediği ve belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmadığı anlaşıldığından, belgenin getirtilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 2.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; ayrıca sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu olan ve 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilam veya sanığın adli sicil kaydında yer alan diğer ilamlar esas alınarak 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.