KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/2416 E., 2024/378 K.·K Anunyararına Bozma Suça Sürüklenen İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/234 E., 2017/499 K.
- Çocuk
- Mobina Kamalidehghan
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Karar
- Mahkûmiyet
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/234 Esas, 2017/499 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.10.2017'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.03.2023 tarihli ve 2022/17225 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38934 sayılıTebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38934 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesinde yer alan; "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki hüküm karşısında, suça sürüklenen çocuğa üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunda hapis ve adli para cezalarının seçimlik olarak öngörüldüğünün anlaşılması karşısında, anılan maddedeki istisnai durumlar dışında suça sürüklenen çocuğun savunması alınıp diyecekleri sorulmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İncelenen dosya içeriğine göre; suça sürüklenen çocuğun, yasa dışı yollardan Almanya'ya gidebilmek amacıyla ... adına düzenlenen gerçek Alman Kimlik Belgesi ile kendisine ait İran İslam Cumhuriyeti Devleti tarafından düzenlenmiş pasaportu kullanarak İzmir Adnan Menderes Havalimanından uçağa binmek istediği sırada, görevlilerce kimlik belgesi üzerindeki fotoğrafın suça sürüklenen çocuğa benzemediğinin fark edilmesi üzerine yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurlarının oluşmadığı,
bu haliyle suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari para cezasının gerektiren kimliği bildirmeme kabahatini oluşturduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmakla; öncelikle belirtilen gerekçeyle kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli ve 2017/234 Esas, 2017/499 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/2416, K. 2024/378, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama