İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/2679 K.2024/2605

Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2017 tarihli ve 2017/175 Esas, 2017/641 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü…

Esas2023/2679Karar2024/2605Tarih4 Mart 2024Okuma7 dk · 1.391 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2023/2679 E., 2024/2605 K.·K Anunyararına Bozma İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna

Karar tarihi
4 Mart 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2017/175 E., 2017/641 K.
Suç
Resmi belgede sahtecilik
Karar
Mahkûmiyet
Başvuran
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.391 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2017 tarihli ve 2017/175 Esas, 2017/641 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 02.09.2022 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.04.2023 tarihli ve 2022/28867 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46361 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46361 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-)Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25/04/2017 gün, 2015/1167 esas ve 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/2-1. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 226. maddesine aykırı davranılmasında,

2-) Kabule göre de.

Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2013 tarihli ve 2011/698 esas, 2013/79 sayılı kararına konu 02/11/2010 tarihli eylemi ile inceleme konusu Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2017 tarihli kararına konu 30/10/2010 tarihli eyleminin zincirleme suç hükümleri kapsamında işlendiği kabulüne ulaşan Mahkemesince, sanık hakkında müsnet suçtan hüküm kurulurken 21/04/2016 tarihinde kesinleşmiş olan Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2013 tarihli kararına ilişkin davadan bağımsız olarak temel ceza belirlenip,

bu ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle tayin edilecek cezadan evvelce kesinleşen cezanın mahsubu ile infazın tespit edilen ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden,

temel ceza belirlenmeden doğrudan evvelce kesinleşen Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2013 tarihli kararı ile verilen 2 yıl 6 aylık hapis cezası üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 43/2-1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak tayin edilen 7 ay 15 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması neticesinde sonuç olarak 6 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle infazda

tereddüte neden olacak şekilde hüküm kurulmasında, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5271 sayılı Kanun'un "Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi" başlıklı 225 inci maddesinde, "(1) Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.

(2) Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir."; aynı Kanun'un "Suçun niteliğinin değişmesi" başlıklı 226 ncı maddesinde ise, "1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.

(2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. (3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır." hükümleri yer almaktadır.

2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 25.04.2017 tarihli ve 2015/1167 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; "...savunma hakkı, 1982 Anayasasının 36. maddesinde "Temel Haklar ve Ödevler" başlıklı ikinci kısmın ikinci bölümünde “Kişinin Hakları ve Ödevleri” başlığı altında.

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" şeklinde düzenlenmiş olup, bu hakkın “temel hak” niteliğine uygun olarak, sanığa savunma hakkının verilmemesi veya savunma hakkının sınırlandırılması halinde hüküm daima hukuka aykırı olacaktır.

Buna göre, sanığın ceza muhakemesindeki en önemli haklarından birisi de; yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gereken savunma hakkıdır. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan bu hakkın, herhangi bir nedenle sınırlandırılması mümkün değildir.

Nitekim 1412 sayılı CMUK'nun, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 308/8. maddesine göre de savunma hakkının sınırlandırılması mutlak bozma nedenlerindendir. Öte yandan, savunma hakkının sınırlandığından söz edebilmek için, savunmanın hükmü etkileyecek nitelik taşıması ve yargılaması yapılan fiile ilişkin olması gerekir.

5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi, yargılaması yapılan ve iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun temas ettiği kanun maddelerinden başkasıyla

mahkûmiyet durumunda veya cezanın artırılmasını ya da cezaya ek olarak güvenlik tedbiri uygulanmasını gerektiren nedenlerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması hallerinde savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesi uyarınca, sanığın ek savunmasını yapabilmesi için bir takım usullere uyulması yükümlülüğünü getiren özel bir düzenlemedir. Belirtilen bu haller ortaya çıktığında mahkemelerin, bu konuda kanunun öngördüğü biçimde savunmasını yapamayan kişiler hakkında mahkûmiyet hükmü kurmaları mümkün değildir." denilmektedir.

3. 5237 sayılı Kanun’un "zincirleme suç" başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.

..."

Hükmü yer almaktadır.

4. Zincirleme suçlarda, aynı suçun birden fazla kez işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmekte ve suçlar arasında sübjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir kez ceza verilmekte ve cezanın miktarı artırılmaktadır.

Resmi belgede sahtecilik suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması bakımından ise; sanığın, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği her bir iddianameye kadar olan eylemlerinin zincirleme biçimde işlenmiş tek resmi belgede sahtecilik suçunu, iddianameden sonraki eylemlerinin ise ayrı suçları oluşturacağı değerlendirilmekte; sanığın tüm eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kaldığı kabul edildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım oranı belirlenerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra,

sonuç cezanın kesinleşen hükümlerle belirlenen toplam cezadan daha fazla olması halinde, önceden verilen cezaların mahsup edilmesi, aksi durumda sanığa ek ceza verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2011 tarihli ve 2010/52259 Soruşturma, 2011/12041 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 19.08.2010 tarihinde işlediği resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2013 tarihli ve 2011/329 Esas, 2013/688 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci

fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06.03.2017 tarihli ve 2017/396 Esas, 2017/1604 Karar sayılı kararı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yönelik değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrası, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2017 tarihli ve 2017/175 Esas, 2017/641 Karar sayılı kararı ile sanığa ek savunma hakkı tanınmadan,

"...Antalya 8. ASCM'inin 2011/698 esas 2013/79 karar sayılı dosyasında sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan TCK 204/1 maddesi gereğince 2 YIL 6 AY olarak temel cezanın belirlendiği, mahkememizdeki müştekiye karşı da aynı kasıt altında resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle eylemine uyan TCK 43/2-1 maddesi gereğince temel ceza üzerinden 1/4 oranında arttırım yapılarak 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE MAHKUMİYETİNE,

Sanığın duruşmadaki hal ve tavrı lehine takdiri indirim nedeni sayılarak TCK 62/1 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 6 AY 7 GÜN HAPİS CEZASI İLE MAHKUMİYETİNE..." şeklinde hüküm kurulmuş ise de; sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım oranı belirlenerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra,

tayin olunan cezanın kesinleşen hükümlerle belirlenen toplam cezadan daha fazla olması halinde, zincirleme suça esas alınan kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne konu cezanın mahsup edilmesi, aksi durumda sanığa ek ceza verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi neticesinde, sonuç cezanın hükümde açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine de aykırı davranılmak suretiyle, infazda tereddüte neden olacak şekilde hüküm kurulması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2017 tarihli ve 2017/175 Esas, 2017/641 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, ceza miktarı itibarıyla aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

04.03.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/2679, K. 2024/2605, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2679
Karar No
2024/2605
Tarih
4 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2680 K.2024/4146
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2680 K.2024/2581
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2683 K.2024/733
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2684 K.2024/1973
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2686 K.2024/938
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2688 K.2024/877

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.