Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/328 E. , 2023/6528 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/193 E., 2015/490 K. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) kanun yollarına başvurma başlıklı 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriy
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/328 E. , 2023/6528 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/193 E., 2015/490 K. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) kanun yollarına başvurma başlıklı 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören şikâyetçi Garanti Bankası vekilinin, duruşmalara katılarak, sanıklardan şikayetçi olması ve Mahkemece verilen hükmü temyiz ederek katılma iradesi göstermesi karşısında şikâyetçinin 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2013/193 Esas, 2015/490 Karar sayılı kararı ile, 1. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat; 2. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 3 .Katılanlar İş Bankası A.Ş., Garanti Bankası A.Ş., .... ile mağdur ...ye yönelik, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ile son cümlesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 kez 1'er yıl 3'er ay hapis ve 4.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 4. Katılan ...Ş. ve mağdur ...Ş.'ye yönelik sahte kredi kartı üretme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 53 ve 52 nci maddeleri uyarınca iki kez 2'şer yıl 6'şar ay hapis, 2.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 5. Katılan ...Ş. ve mağdur ...Ş.'ye yönelik sahte kredi kartı kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62, 53 ve 52 nci maddeleri uyarınca iki kez 3'er yıl 4'er ay hapis, 2.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği; fazla ceza tayin edildiğinden kararların bozulmasına, 2. Katılan ...Ş. vekilinin temyiz isteği, sahte kredi kartı çıkartma ve kullanma suçlarından üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiği halde alt sınırdan ceza verildiğine, sanık ... tarafından sahte kimlikle bankalarından kredi çekilmesi eylemi ile ilgili birleşen dosyası ile ilgili karar verilmediğine, bankalarının zararının giderilmediğine, sanık ... hakkında atılı suçları işlediği sabit olmasına rağmen beraat kararı verildiğine, 3. Katılan ...Ş. vekilinin temyiz isteği, sanık ... hakkında, her iki suçtan alt sınırdan ceza tayin edildiğine, şartları oluşmadığı halde cezada takdiri indirim uygulandığına, muvaffakatları olmamasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığına, sanık ... hakkında da atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen mahkûmiyeti yerine beraatine hükmolunduğuna, 4. Katılan .... vekilinin temyiz isteği, sanık ... hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, 5. Katılan ... İş Bankası A.Ş. vekilinin temyiz isteği, sanık ... hakkında takdiri indirim ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının ve sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...’in kardeşi olan katılan ...’in kimlik bilgileri ile muhtar olan sanık ...'dan aldığı talep belgesi ile nüfus müdürlüğünden çıkarttırdığı sahte nüfus cüzdanını kullanarak İş Bankasından 5.000, Garanti Bankasından 1.400, Akbank’tan 2.100, Denizbank’tan 3.400,00 TL tutarında kredi çektiği ayrıca Türkiye Ekonomi Bankası ve Finansbank’tan kredi kartı çıkartıp kullandığı iddiasıyla sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, sanık ... hakkında da bu suçlara iştirak suçlarından kamu davaları açılmıştır. 2. Sanık ... savunmasında; suçlu olduğunu, muhtar ...'ya giderek abisi ...'in kimliğini değiştireceğini söylediğini ve kendi fotoğrafını verdiğini, bu şekilde çıkardığı kimlik ile bankalardan kredi kullandığını, sanık ... savunmasında; sanık ...'ın gelerek abisi Burhan adına kimlik çıkaracağını söylediğini ve fotoğraf verdiğini, talep formu düzenlediğini, bir ay kadar sonra sanık ... ile birlikte Burhan'ın geldiklerini Burhan'ın kimliğini kaybettiğini söyleyerek nüfus cüzdanı talep belgesi istediğini, belgeyi alarak gittiklerini, bu işte hiç bir menfaatinin olmadığını suçsuz olduğunu beyan etmiştir. 3. Katılan bankalardan gelen yazılarda; sanık ...'e, Türkiye Ekonomi Bankasından 20.10.2011, Finansbank A.Ş.'den 16.10.2011 tarihinde kredi kartı verildiği, ....den 30.09.2011 tarihinde 3.400,00 TL kredi verildiği ve borcun kapatıldığı, Türkiye ...den 17.10.2011 tarihinde 5.000,00 TL tutarında kredi verildiği, borcun kapatıldığı, ...den 18.10.2011 tarihinde 2.100,00 TL kredi verildiği, borcun kapatıldığı, Garanti Bankası A.Ş.den 19.08.2011 tarihinde 1.400,00 TL tutarında kredi verildiği ve borcun kapatıldığı belirtilmiştir. 4. Mahkemece, sanık savunmaları, katılan beyanları, alınan uzmanlık raporu, banka cevap yazıları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'nın diğer sanık ... tarafından kandırılarak nüfus cüzdanının çıkartılmasına aracı olduğu, sanığın suç işleme kastı bulunmadığı, yine sanığın nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik suç kastı bulunmadığından beraatine, sanık ... hakkında ise; diğer sanığı kandırarak kardeşi adına nüfus cüzdanı kayıp belgesi çıkartarak nüfus dairesinden nüfus cüzdanı aldığı bu nüfus cüzdanı ile bankalardan kredi sözleşmesi imzaladığı bu nedenle eylemin müteselsil resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, İşbankası, Garanti Bankası, Akbank ve Denizbank'tan sahte nüfusu cüzdanı ile kredi çektiği bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca banka sayısınca ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği; Türkiye Ekonomi Bankası ve Finansbank'tan sahte kredi kartı çıkarttığı ve kullandığı anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarından ayrı ayrı ve banka sayısınca cezalandırılması gerektiği belirtilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE Katılan ...Ş. vekilinin 28.10.2013 tarihli dilekçesi ile, sanığın sahte nüfus cüzdanı ile bankalarından tüketici kredisi ve kredili mevduat hesabı sözleşmeleri düzenlemek suretiyle menfaat temin ettiği ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği belirtilerek suç duyurusunda bulunulduğu, temyiz dilekçesinde de, yaptıkları suç duyurusu neticesinde açılan kamu davası ile ilgili hüküm kurulmadığını belirttiği, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.11.2013 tarihli iddianame ile sanık hakkında yalnızca özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı dolandırıcılık suçundan açılmış bir kamu davasının bulunmadığı anlaşılmakla, bu hususta mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılanlar Vekillerinin, Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık ve Katılanlar Vekillerinin ve Sanık ... Hakkında Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Sanık ve Katılan ...Ş. Vekilinin Temyizi Yönünden 1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; a)Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, dosyada sanığın diğer sanık ...'in dolandırıcılık eylemlerine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir. b)Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden; a)Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; aa.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. bb.Tüm dosya kapsamına göre; Mahkemenin hükümde gerekçeleri göstererek takdiri indirim uygulaması ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma şartlarının gerçekleşmesi nedeniyle, Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle, sanığın fazla ceza tayin edildiğine, katılanlar vekillerinin üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve takdiri indirim uygulanmamasına yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir. b)Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçları yönünden; aa.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. bb.Tüm dosya kapsamına göre; hükümde gerekçeleri gösterilerek takdiri indirim uygulanması ve alt sınırdan ceza tayin edilmesi nedeniyle, Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle, sanığın fazla ceza tayin edildiğine, katılanlar vekillerinin üst sınırdan ceza tayin edilmesine ve takdiri indirim uygulanmamasına yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir. c) Her iki suç yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Katılanlar Garanti Bankası A.Ş. Ve .... Mağdur ...ye Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanık ve Katılanlar Garanti Bankası A.Ş., ... Vekillerinin Temyizi Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılanlar Garanti Bankası A.Ş. ile .... vekillerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin sanık tarafından elde edilen menfaat tutarları olan Garanti Bankası A.Ş. için 1.400,00 TL, ...için 2.100,00 TL ve .... İçin 3.400,00 TL dikkate alınmadan ve alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi gösterilmeksizin, 480 gün üzerinden adli para cezası tayin edilmek suretiyle fazla adli para cezasına hükmedilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Bankalar Vekilleri ve Sanık ... Hakkında Katılan ...ye Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık ve Katılan ...Ş. Vekilinin Temyizi Yönünden 1. Sanık ... yönünden; suç tarihinden önce, 29.04.2006 tarihli ve 26153 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu (5490 sayılı Kanun) Kanun’un 67 nci maddesinin birinci fıkrasındaki “gerçeğe aykırı yerleşim yeri veya cüzdan talep belgesi veren köy veya mahalle muhtarları ile herhangi bir işlem sebebiyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunanlar ve bunlara tanıklık edenler altı ... dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklindeki özel hüküm karşısında, muhtar olan sanığın sahte nüfus cüzdanı talep belgesi düzenlemekten ibaret eyleminin anılan kanundaki suç kapsamında kaldığı ve sanığın, sanık ...'ı tanıdığı ve onun abisi adına nüfus cüzdanı talep belgesini aldığını bildiği ancak fotoğrafın sanık ...'a ait olduğunu fark etmediği yönündeki savunmasına itibar edilmemesi gerektiği anlaşılmakla, atılı suçun sübut bulduğu gözetilmeden, 5490 sayılı Kanun’un 67 nci maddesine aykırılıktan mahkûmiyeti yerine resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine hükmedilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen, "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" hükmü uyarınca, sanık hakkında aynı fiil nedeniyle sonraki tarihli iddianame ile açılan davadan ret kararı verilmesi gerekirken, beraat kararı verilmesi nedeniyle temyize konu kararlar, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık ... Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; a. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin sanık tarafından elde edilen menfaat tutarı dikkate alınmadan 480 gün üzerinden adli para cezası tayin edilmek suretiyle eksik adli para cezasına hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. b. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin gözetilmemesi, V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılanlar Vekillerinin, Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık ve Katılanlar Vekillerinin ve Sanık ... Hakkında Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Sanık ve Katılan ...Ş. Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2013/193 Esas, 2015/490 Karar sayılı kararlarında sanık ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Katılanlar Garanti Bankası A.Ş. Ve .... Mağdur ...ye Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanık ve Katılanlar Garanti Bankası A.Ş., ... Vekillerinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2013/193 Esas, 2015/490 Karar sayılı kararlarına yönelik sanık ve katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci paragraflarında yer alan "480", "240","200" ve "4.000,00" ibarelerinin çıkartılması, yerlerine "140", "70", "58" ve "1.160,00" ibarelerinin yazılması; 7 numaralı bendinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci paragraflarında yer alan "480", "240","200" ve "4.000,00" ibarelerinin çıkartılması, yerlerine "210", "105", "87" ve "1.740,00" ibarelerinin yazılması; 8 numaralı bendinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci paragraflarında yer alan "480", "240","200" ve "4.000,00" ibarelerinin çıkartılması, yerlerine "340", "170", "141" ve "2.820,00" ibarelerinin yazılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Bankalar Vekilleri ve Sanık ... Hakkında Katılan ...ye Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık ve Katılan ...Ş. Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2013/193 Esas, 2015/490 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.