İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/3307 K.2024/719

Sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı…

Esas2023/3307Karar2024/719Tarih23 Ocak 2024Okuma10 dk · 2.022 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2023/3307 E., 2024/719 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Ocak 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2022/678 E., 2023/60 K.
Suçlar
Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
Hükümler
Mahkûmiyet
Temyiz edenler
Sanık ve müdafii, katılan vekili
Tebliğname görüşü
Kısmi iade, kısmi onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.022 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

Sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu,

aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hükmün ise istinaf kanun yoluna tabi olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık ile müdafiinin duruşmalı temyiz isteminin yasal şartları oluşmadığından oy birliğiyle reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2014/395 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararı ile 2011 ve 2012 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içinde suç işleyen sanık hakkında hüküm açıklanmış, mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine bozulan karar sonrasında verilen karar ile düzenleme suçundan görülen dosya ile birleştirilmiştir.

2. Sahte fatura düzenleme suçları hakkında Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 09.05.2022 tarihli ve 2018/1903 Esas, 2022/7641 Karar sayılı kararı ile "Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle, 213 sayılı Kanun'un 359 ve 367 nci maddelerinde değişiklik yapılmış olup aynı Kanun'un 6 ncı maddesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na eklenen geçici 34 üncü maddenin üçüncü fıkrasındaki "Bu maddeyi ihdas eden Kanun'un yayımı tarihinde 359 uncu madde kapsamına giren suçlardan dolayı temyiz veya istinaf kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan,

359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir" hükmü uyarınca, 5237 sayılı TCK'nin 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma sonrasında ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli ve 2022/678 Esas, 2023/60 Karar sayılı kararı ile 2011 ve 2012 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca lehe aleyhe karşılaştırması da yapılarak bir kez 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin a fıkrasının (2) numaralı bendi, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın ayrı ayrı iki kez cezalandırılması gerektiğine, sanık ve müdafiinin temyiz istemi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçların oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında gerçek bir alışverişe dayanmayan faturalar düzenlediği ve kendisinden vergi incelemesi için istenen belgeleri tebligata rağmen teslim etmemesi nedeniyle hakkında kamu davası açılmıştır.

2. Sanığın satışlarının gerçek olduğunu, dosya içerisinde bir kısmı bulunan faturalardaki imzaların kendisine ait olmadığını, bilgisayar ile fatura hazırlamadığını, kendisine ait tüm belgelerin muhasebeci Ali Demiryürek'te olduğunu, şirket ile ilgili tüm işlemleri onun gerçekleştirdiğini, dosyada yer alan faturalarda yer alan Öge Şirketi ile alışverişinin de olmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, vergi incelemesi, vergi suçu raporu ve mütala ile bunları tekrarı mahiyetindeki bilirkişi raporunun dosya arasına alındığı, bir kısım faturaların dosyada bulunduğu,

defter ve belgeleri teslim etmemesi nedeniyle tarh dosyası üzerinden yapılan incelemede, sanığın sık sık adres ve muhasebeci değiştirdiği, iş hacmi ile işçi sayısı, demirbaş sayılarının uyumsuz olduğu, vergi ödevlerini yerine getirmediği, yapılan yoklamalarda sanığa ulaşılmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

3. Mahkemece; sanık savunması, vergi incelemesi, vergi suçu raporu, mütala, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçun oluştuğu, ödeme yapılmadığı ve yasal değişiklik de dikkate alınarak temyiz konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV.GEREKÇE

A.Defter Kayıt Ve Belgeleri Gizleme Suçu Yönünden

Sanık hakkında ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2014/395 Esas, 2015/191 Karar sayılı ilamı ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle mahkûmiyet kararı verilmesi üzerine yapılan suç ihbarı ile ...

3. Asliye Ceza Mahkemesi 14.10.2021 tarih ve 2021/472 Esas, 2021/796 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden hükmün açıklandığı , hükmün istinaf edilmesi üzerine ...

Bölge Adliye Mahkemesi 22.Ceza Dairesi'in 31.05.2022 tarih ve 2022/503 Esas, 2022/1778 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun kapsamında bozulmasına karar verildiği; bozma sonrası ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/753 Esas, 2022/1059 Karar sayılı birleştirme kararı verildiği ve Yargıtay incelemesinden geçmediği anlaşılmıştır.

B. Sahte Fatura Düzenleme Suçları Yönünden

1. Sanığın satışlarının gerçek olduğunu, dosya içerisinde bir kısmı bulunan faturalardaki imzaların kendisine ait olmadığını, bilgisayar ile fatura hazırlamadığını, kendisine ait tüm belgelerin muhasebeci Ali Demiryürek'te olduğunu, şirket ile ilgili tüm işlemleri onun gerçekleştirdiğini, dosyada yer alan faturalarda yer alan Öge Şirketi ile alışverişinin de olmadığını beyan ederek beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemesi, sanığın savunmaları kapsamında herhangi bir araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında; suç tarihinin en son düzenlenen fatura tarihi olduğu dikkate alınarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;

a. Mükellef şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden sahte olarak düzenlendiği iddia olunan faturaları kullanan firmaları gösterir listenin istenmesi,

b. Bir kısmı dosyada yer alan ve sanık tarafından imzaları kabul edilmeyen söz konusu faturalar dışındaki fatura asıllarının, bu faturaları kullanan firmalardan veya bu firmalar ile mükellef şirketin bağlı bulunduğu vergi dairelerinden sorulmak suretiyle, yine muhasebecide olduğu iddia olunan defter ve belgelerin de getirtilip, sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, dosyada yer alan faturalardaki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki beyanı ile birlikte değerlendirilerek temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,

c. Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, rapor alınmamış ise karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,

d. Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,

e. Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, yine sanığın ısrarla muhasebecisi olduğunu iddia ettiği Ali Demiryürek'in de tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra dinlenmesi,

f. Söz konusu faturalara konu işlemlere ilişkin mal alışverişi ispata yarayacak sevk ve taşıma irsaliyesi, teslim tesellüm belgeleri, banka kayıtlarının getirtilmesi,

Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılıp sanığın hukuki durumunu belirlenerek sahte fatura düzenleme suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz araştırmayla mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme Suçu Yönünden

5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır.

(Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, sanık hakkında incelemeye konu suçun esası yönünden daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediği ve istinaf incelemesinden geçerek bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, incelemeye konu suç ile ilgili kanun yolu bakımından istinafa tabi olduğundan, istinaf talebinin merciince incelenmesi için dava dosyanın Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sahte Fatura Düzenleme Suçları Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli ve 2022/678 Esas, 2023/60 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafi ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykrı olarak, Başkan vekili ...'ın 2011 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan açılan kamu davasında düşme kararı verilmesi gerektiğine dair değişik gerekçesiyle oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2024 tarihinde karar verildi.

DEĞİŞİK GEREKÇE

Dairemizin yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen 23.01.2024 tarihli, ilamındaki IV-B sayılı çoğunluğun bozma görüşüne aşağıda belirtilen değişik ek gerekçe ile birlikte katılıyorum.

Sayın çoğunlukla ortaya çıkan aykırılığın konusu her biri bağımsızlığını koruyan ancak zincirleme şekilde işlenen suçlar yönünden zaman aşımının ayrı ayrı mı yoksa son işlenen suç tarihinden geriye doğru (zincirdeki suçların tamamını kapsayacak şekilde) bir bütün olarak mı hesaplanacağına ilişkindir.

İnceleme konusu bozma üzerine verilen yerel mahkeme kararında sahte fatura düzenleme eylemleri ile ilgili olarak sanık hakkında birden fazla takvim yılına (2011, 2012 takvim yılları) ilişkin TCK'nin 43 üncü maddesi de uygulanmak suretiyle mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır.

Zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nin 43/1 inci maddesine göre; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.”

Zamanaşımının hesaplama yöntemini düzenleyen TCK’nin 66/6 ncı maddesine göre; “... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden... işlemeye başlar.”

Yerel mahkemece sanığın birden fazla takvim yılına ilişkin sahte belge düzenleme suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine dair hüküm kurulmuş olup, inceleme tarihi itibariyle bazı takvim yılına ilişkin suçlardan açılan kamu davalarının yasada öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle TCK’nin 66/1-e ve 67/4 üncü maddeleri uyarınca düşürülmesi zorunludur.

Sanığa atılı sahte belge düzenleme suçuna öngörülen olağan zamanaşımı süresi TCK’nin 66/1-e maddesine göre 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresi ise TCK’nin 67/4 üncü maddesine göre 12 yıldır.

TCK’nin 43/1 inci maddesindeki düzenlemeye göre zincirleme suçlar aynı suç işleme kararı ile işlenmiş olmasına rağmen her biri bağımsızlığını korumaktadır. Buna karşılık bağımsızlığı koruyan suçlara tek bir ceza verilmesi, ancak bu cezanın artırılarak uygulanması benimsenmiştir. Dolayısıyla zincirleme suç kurumu sanık lehine bir düzenlemedir. Zincirleme olarak işlenen her bir suç bağımsızlığını koruduğu içinde birbirinden bağımsız olarak zamanaşımına uğraması gerekir.

Diğer bir değişle zincirleme olarak işlenen suçlardan bazılarının zamanaşımına uğraması halinde bu suçların zincirden çıkarılması ve yalnızca zamanaşımına uğramayan suçların cezalandırılması gerekir. (TANER, ... Gökçen, Ceza Hukukunda Zamanaşımı, A.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, s.165. KUNTER, Ceza Hukukunda Zamanaşımı, s.69; ayrıca TAŞDEMİR Kubilay, Ceza Hukukunda Zamanaşımı, 2. Bası, Ocak 2015, s.134)

TCK’nin 66/6 ncı maddesindeki düzenleme zaman aşımının başlangıcının tespit açısından mahkemelere ışık tutan bir düzenlemedir. Diğer bir deyişle, yasa koyucu zincirleme şekilde işlenen suçlarda zamanaşımının zincirin hangi halkasından başlatılacağına ilişkin bir belirleme yapmaktadır. Esasen böyle bir düzenleme olmasaydı dahi suç teorisi gereği zamanaşımının zincirin en son halkasından başlatılması gereklidir.

Dolayısıyla kural olarak dava zamanaşımı süresi zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden itibaren başlarsa da bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda bu suçlar arasındaki zaman aralıkları net ve ayrı ayrı belirlenebilecek durumda ise zincirin halkasını teşkil eden suçlardan bir kısmının diğer suçlardan bağımsız olarak dava zamanaşımına uğraması mümkündür.

TCK’nın 43/1 inci maddesinde fiillerin çokluğu korunurken cezanın birliği ilkesi benimsendiğine göre inceleme tarihi itibariyle zincirleme suçun halkalarına oluşturan suçlardan biri ve birkaçının zamanaşımına uğraması halinde bu suçlar bakımından düşme kararı verilmesi zorunludur. Çünkü TCK’nin 66/6 ncı maddesi fiillerin çokluğunu ortadan kaldıran bir düzenleme değildir.

Bu açıklamalar ışığında inceleme tarihi itibariyle olağanüstü zamanaşımı gerçekleşen (2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan) kamu davasının düşürülmesi gerektiğine işaretle de bozulması gerektiği görüşündeyim. 23.01.2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/3307, K. 2024/719, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Iv.gerekçe
  7. B. Sahte Fatura Düzenleme Suçları Yönünden
  8. IV. Karar
  9. A. Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme Suçu Yönünden
  10. B. Sahte Fatura Düzenleme Suçları Yönünden
  11. Değişik Gerekçe

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3307
Karar No
2024/719
Tarih
23 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/3308 K.2024/477
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/3310 K.2024/7867
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/3311 K.2024/307
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/3311 K.2024/7868
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/3312 K.2024/303
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/3312 K.2024/7869

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.