KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/4364 E., 2023/8653 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/6 E., 2021/325 K.
- Suç
- Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
- Hüküm
- Düşme
- Tebliğname görüşü
- Düşme
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine, Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2021 tarihli ve 2020/6 Esas, 2021/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; zamanaşımını durduran ve kesen nedenlerin dikkate alınmadığına, düşme kararınının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (son) cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 23.03.2010 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 30.07.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen sekiz yıllık asli ve on iki yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu,
zamanaşımını kesen son işlem olan sanık hakkında verilen 09.02.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve hüküm tarihi itibariyle olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği gözetilmeksizin kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak temyiz inceleme tarihinde olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2021 tarihli ve 2020/6 Esas, 2021/325 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/4364, K. 2023/8653, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama