Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/4707 E. , 2023/7432 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1040 E., 2023/1244 K. SUÇ : Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/4707 E. , 2023/7432 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1040 E., 2023/1244 K. SUÇ : Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyizin kapsamına göre, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2019 tarihli ve 2019/4520 Esas, 2019/614 Karar sayılı Kararı ile; a) Katılan ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan iştirak halinde sanıklardan ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, sanıklar ... ve ... hakkında aynı Kanun'un 158 inci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, b) Katılanlar ... ve ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan iştirak halinde sanıklardan ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, sanıklar ... ve ... hakkında aynı Kanun'un 158 inci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, c) Katılan ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan iştirak halinde sanıklardan ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, sanıklar ... ve ... hakkında aynı Kanun'un 158 inci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, d) Katılan ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan iştirak halinde sanıklardan ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 158 inci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, Cezalandırılmaları talebiyle ... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. ... 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2020 tarihli ve 2019/251 Esas, 2020/195 Karar sayılı kararı ile; a) Katılan ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan iştirak halinde sanıklar ... ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve sanıklar ... ile ... yönünden 58 inci maddeleri uyarınca 8 yıl 16 ay 15 gün hapis ve 468.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ... ile ... yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b) Katılanlar ... ve ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan iştirak halinde sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve sanıklar ... ile ... yönünden 58 inci maddeleri uyarınca 9 yıl 26 ay 30 gün hapis ve 1.125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ... ile ... yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, c) Katılan ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan iştirak halinde sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ve sanıklar ... ile ... yönünden 58 inci maddeleri uyarınca 8 yıl 16 ay 15 gün hapis ve 712.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ... ile ... yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, d) Katılan ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan iştirak halinde sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve sanık ... yönünden 58 inci maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin duruşma açarak yaptığı yargılama sonucunda 15.03.2023 tarihli ve 2021/1040 Esas, 2023/1244 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının; a) Katılanlar ..., ..., ...'a yönelik eylemler bakımından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, b) Katılanlar ... Eltimur ve ...'a yönelik eylem bakımından ise İlk Derece Mahkemesinin sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına karar verilmiş ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve sanıklar ... ile ... yönünden 58 inci maddeleri uyarınca 8 yıl 16 ay 15 gün hapis ve 4.125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ... ile ... yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, ancak adli para cezası yönünden aleyhe istinaf bulunmadığından sanıkların kazanılmış hakları gözetilerek infazın 1.125.000,00 TL adli para cezası olarak gerçekleştirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyizi; Bölge Adliye Mahkemesinin delil değerlendirmelerini yeterince yapmadığına, katılanların belgesiz ve kayıtsız yüksek meblağlar vermiş olmalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığına, katılanların malvarlıklarının araştırılmadığına, hilenin bulunmadığına, katılanlardan ... ve ...'ya yönelik eylemde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma şartlarının bulunmadığına, bu sebeple sanığın beraat etmesi gerektiğine, kabul edilse dahi şeriklik statüsünün ancak yardım eden olabileceğine, ceza belirlemesinin orantısız olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyizi; Bölge Adliye Mahkemesinin delil değerlendirmelerini usule uygun yapmadığına, katılanların malvarlıklarının araştırılmadığına, sanığın dolandrıcılık suçunu işleme kastı bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine, kabul etmemekle birlikte yalnızca sanık ... ile irtibatının olması nedeniyle iştirak iradesi olmadığından 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma şartlarının bulunmadığına, sanığın ceza hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyizi; katılanların bir kısmının sanık ile telefonda konuştuklarını ve sesin sanığa ait olduğunu söyledikleri ancak bunun bir ses analizine dayanmayan yanıltıcı tek delil olduğuna, sanığın...'un iş yerinde işçi olarak çalıştığına ve işveren...'un talimatları nedeniyle katılanlarla konuştuğuna, katılanlardan bir kısmının sunduğu konuşma kayıtlarının yasak delil olduğuna, suçu kabul etmemekle birlikte sanığın işçi olarak hareket ettiğine, katılanların eğitim düzeyi gereği hilenin oluşmadığına, kararın bozulması ve sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklardan ...'nın iş takipçiliği yaptığı ve milli emlak arazilerini kiralama ve satma işlemlerini gerçekleştirdiği, sanıklardan ...'ın kendisini milli emlak müdürlüğünde görevli ... olarak tanıttığı, sanık ...'un da bu kurumda arazi kiralama ve satış işlemlerini yapan amir müdür pozisyonunda kendisini kimi zaman Mehmet Ali, kimi zamanda Ali Rıza olarak tanıttığı, sanıkların iştirak halinde farklı katılanlara milli emlak arazilerini sözde ucuza kiralayacakları yada satacakları vaadiyle haksız menfaat temin ettikleri, bu eylemleri esnasında inandırıcı olmak ve aldatıcılığı artırmak için milli emlak müdürlüğü ve tapu idaresinden düzenlenmiş gibi arazilerin değer tespitinin yapıldığına dair tahsis kararları, geçici tapular ve kira bedelinin ödendiğine ilişkin makbuzlar kullandıkları iddia edilmiştir. 2. Sanıklar...,... ve ...nin katılan ...'a yönelik eylemleri bakımından; katılanın hazine arazisinde kiracı olarak bulunduğu, bu yeri satın almak için sanıklardan ...'ya yönlendirildiği, iş takipçiliği yapan ...'nın milli emlakta memur olduğunu söylediği ... ismini kullanan diğer sanık ... ile katılanı tanıştırdığı, sanıkların katılanın kiracı olduğu arazinin rayiç bedelinin 283.000,00 TL olduğunu ancak bu yeri 200.000,00 TL 'ye satın almasına yardımcı olacaklarına ikna ettileri, milli emlak müdürlüğünde satış komisyonu başkanı olduğunu söyledikleri diğer sanık ...'un da katılanı telefonla arayarak işlemler için yönlendirdiği, sanıkların önce masraf adı altında 16.500,00 TL, satış parası olarak 200.000,00 TL, tamamlama işlemi olarak da 15.000,00 TL parayı katılandan alarak menfaat sağladıkları, bu işlemleri yapmış gibi de milli emlak ve tapu müdürlüğü adına düzenlenmiş sahte belgeleri katılana verdikleri anlaşılmıştır. 3. Sanıklar...,... ve ...nin katılanlar ... ve ...'ya yönelik eylemlerinde ise; katılanların birlikte milli emlaktan arazi satın almak istedikleri, bu katılanların da 2018 yılının haziran ayında iş takipçiliği yapan...'a yönlendirildiği,...'un başlangıçta 1.000.000,00 TL ye katılanlara almak istedikleri araziyi satın alabileceğini söyleyerek milli emlakta memur olduğunu söylediği ... ismini kullanan diğer sanık ... ve aynı kurumda müdür olarak tanıttığı ... ile iştirak halinde benzer belgeler verip aynı hile tarzıyla iki katılandan toplam 1.000.000,00 TL para aldığı anlaşılmıştır. 4. Sanıklar...,... ve ...nin katılan ...'a yönelik eylemlerinde sanıkların iştirak halinde aynı yöntemle 2018 yılının temmuz ve ağustos aylarında farklı zaman dilimlerinde katılandan 373.000,00 TL menfaat temin ettikleri ve yine milli emlak müdürlüğü adına düzenlenmiş belgeler verdikleri anlaşılmıştır. 5. Sanıklar ... ve ...'un katılanlardan ...'a yönelik eylemlerinde; katılanın bir arkadaşı vasıtasıyla yine iş takipçisi ... ile 2017 yılının aralık ayında tanıştığı, sanık ... ve ...nin katılanla yüzyüze geldikleri ve kira bedeli yatırılmış gibi milli emlak adına düzenlenmiş belge verdikleri, bu iki sanığın katılandan farklı zaman dilimlerinde 126.500,00 TL menfaat sağladıkları, sanıklardan ...'un milli emlakta müdür olarak katılana tanıtıldığı anlaşılmıştır. 6. İlk Derece Mahkemesince sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, tutanaklar, belgeler ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların yukarıda izah edilen eylemleri gerçekleştirdiği sabit görülerek nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine hükmolunmuştur. 7. Bölge Adliye Mahkemesince katılanlardan ... ve ...'ya yönelik eyleme dair İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan mahkumiyet hükmü 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının haksız şekilde uygulanması nedeniyle kaldırılıp ceza miktarı azaltılarak yeniden hüküm kurulmuş, diğer katılanlara yönelik eylemlere ilişkin İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan mahkumiyet hükümleri eksik haksız menfaat hesaplanması nedeniyle eleştirilerek esastan ret kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Hüküm kurulurken; a) Suçun sübutunda, olayların oluş ve delillere uygun değerlendirilmesinde sanıkların kimi zaman tapu kaydı, milli emlak adına düzenlenmiş satış ve kira ödediğine dair belgelerde sundukları, somut olaylarda sanıkların her bir katılana yönelik dört ayrı eylemlerinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi yanında kamu kurumlarına ait belgeleri de kullanmaları nedeniyle eylemlerinin aynı maddenin (d) bendine de temas etmesine karşın bu hususun göz ardı edilerek ceza tertip edildiği, b) Katılanlar ... ve ...'ya yönelik eylemlerinde bir kez 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrasının uygulanarak hükmün Bölge Adliye Mahkemesince değiştirilip sanıklar lehine azaltılmasına rağmen hükmün sonradan hatalı şekilde bölünerek adli para cezası yönünden sanıkların kazanılmış haklarının korunduğu, Tespit edilmiş olup tüm bu hususlar aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 15.03.2023 tarihli ve 2021/1040 Esas, 2023/1244 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.