Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/4961 E. , 2023/10754 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/143 E., 2023/411 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 ü
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/4961 E. , 2023/10754 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/143 E., 2023/411 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2013/739 Esas, 2014/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2007 takvim yılı sahte fatura kullanma suçundan erteli 18 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılması, 2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 01.11.2018 tarihli ve 2016/9360 Esas, 2018/8644 Karar sayılı kararı ile hükümlerin "eksik araştırma ve diğer nedenlerle" bozulmasına karar verilmiştir. 2. Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2018/838 Esas, 2020/581 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2007 takvim yılı sahte fatura kullanma suçundan kamu davasının düşmesine, 2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafisi ve katılan vekilinin temyiz istemleri üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 01.12.2022 tarihli ve 2021/12513 Esas, 2022/20029 Karar sayılı kararı ile hükümlerin "15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/143 Esas, 2023/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; hakkında kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, mükellef şirket ile vekâlet ilişkinin 2014 yılında başladığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin değerlendirilmediğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'nun, eşinin kurucu ortağı ve müdürü olduğu mükellef şirketin işlerini fiilen idare ittiği, 2011 takvim yılında bir kısım mükelleflere ait sahte faturaları kullandığı ve ilgili dönem KDV beyannamelerinde indirim konusu yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın tevil yollu ikrarda bulunması, dosyada mevcut vergi raporlarında faturaların sahte olduğu ve bilerek kullanıldığına dair tespitlerin bulunması, suça konu faturaların gerçek bir alışverişe istinaden düzenlediği ve ödemelerin ticari teamüllere uygun yapıldığına dair tevsik edici herhangi bir belgenin ibraz edilmemesi, faturaları düzenleyen mükellefler hakkında olumsuz tespitlerin varlığı ile tüm dosya kapsamı itibarıyla toplanan deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle edinilen kanaat sonucunda, sanığın üzerine atılı 2011 takvim yılında sahte fatura kullandığı kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet kararının verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz isteği yönünden; sanığın vergi müfettişine vermiş olduğu ifadesinde, faturaları düzenleyen mükellefleri tanımadığını, bu mükelleflerden herhangi bir şekilde ticaretlerinin olmadığını, dolayısıyla bu firmalardan belge almadığını, mal alış bildirimlerinin sehven yapıldığını beyan etmesi, yine bozma sonrası savunmasında, faturaların sahte olduğunu sonradan fark ettiklerini, fatura bedellerini elden ödediklerini belirtmesi ve yargılama boyunca faturaların gerçek alım-satım karşılığı olduğuna dair mal ve para akışını gösteren ve bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli herhangi bir belgenin ibraz/tespit edilmemesi nedeniyle, suçun sübuta erdiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen fıkralarla vergi kaçakçılığı suçu için etkin pişmanlık imkânı getirilmiş, 7394 sayılı Kanun’un yayımı tarihinde soruşturma, kovuşturma veya infaz evresinde bulunan dosyalara uygulanmak üzere benzer düzenlemelere de 213 sayılı Kanun'un geçici 34 üncü maddesinde yer verilmiştir. Somut olayda, bozma ilamından sonra, Mahkemece Meram Vergi Dairesi Müdürlüğüne 09.02.2023 tarihli müzekkere ile "yargılama konusu fiillerle ilgili olarak vergi ziyaı var ise tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının, kesilen cezaların yarısının ve buna isabet eden gecikme zammının miktarının, sanığın söz konusu suçla ilgili olarak Vergi Mahkemesinde dava açıp açmadığının" tespit edilerek gönderilmesi istenilmiş, sanık müdafisi, duruşmalara katılarak sanığın kurum zararı ve vergi kaybını ödemek için taksitlendirme işlemi yaptığını söyleyerek süre talep etmiş, son celsede, vergi borcunun taksitlendirildiğini belirterek belgeleri ibraz ettiği, ibraz ettiği belgeler incelendiğinde sanık ile kurum arasında 29.05.2023 tarihinde 7440 sayılı Kanun kapsamında borçlarını peşin olarak ödeyeceğine dair anlaşma yapıldığı, ödeme tablosuna göre vade tarihinin 30.06.2023 olarak belirlendiği anlaşıldığından, zararı ödeme konusunda etkin pişmanlıktan yararlanma iradesi gösteren sanığın 30.06.2023 tarihi itibarıyla ödeme yapıp yapmayacağı hususu beklenmeksizin ve karar yerinde tartışılmaksızın yargılamaya son verilerek mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/143 Esas, 2023/411 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.