KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/5086 E., 2024/15360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/527 E., 2023/437 K.
- Suç
- Defter, kayıt ve belge gizleme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma
5271 sayılı CMK'nın 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli sanık ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında;
katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde katılma talebinde bulunmasına rağmen katılma konusunda mahkemece karar verilmemiş ise de hükmü temyiz ettiği belirlenen şikayetçi kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek ve Mahkemece kurulan hüküm fıkrasında temyiz süresinin "15 gün" olarak belirtilmesi suretiyle temyiz süresi konusunda yanıltıcı ifade kullanıldığı ve temyiz dilekçelerinin Mahkemece hatalı şekilde belirtilen süre içerisinde sunulduğu gözetilerek yapılan ön inceleme neticesinde;
sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Defter ve belgeleri ibraz etmemek suçunun oluşabilmesi için varlığı noter tasdiki, belge basım-teslim formu gibi belgelerle sabit olan defter ve belgelerinin incelenmek üzere ibrazının istenmesi gerekmektedir. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı VUK'nin 139. maddesine göre; vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir. İş yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar usulüne uygun olmadığında suçun unsurları oluşmayacaktır.
Dosya kapsamına göre, Vergi Tekniği Raporunda mükellefin ibrazı istenenen 2011, 2012 takvim yıllarına ait defter tasdikine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığının bildirildiği ve raporlarda belge basım bilgisine de rastlanmadığı, yine 2010, 2011 takvim yılına ait defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkartılan tebligatın, sanığa ikamet adresinde tebliğ edildiği,
tebligatta defter ve belgelerin incelenmek üzere ibrazı için iş yerinin müsait olması şartıyla incelemenin iş yerinde yapılacağı, ancak bu husustaki talebin süresi içinde Denetmenliğe yazılı olarak bildirilmesi gerektiği yazılarak sürecin mükellef aleyhine tersine çevrildiği gözetilerek,
hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK'nin 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden tespit edilmediği gibi suç tarihinde iş yerinin faal olup olmadığına dair belirlemenin de bulunmadığının anlaşılması karşısında öncelikle sanığın tarh dosyasında ibrazı istenen defter ve belgelerin varlığını kanıtlayan belge basım izni, bilgi formu, noter tasdik formu gibi her hangi bir belge bulunup bulunmadığının araştırılması,
bu yönde belge ve bilgi tespiti halinde anılan belge ve bilginin dosyaya getirtilmesinden sonra tebligat tarihinde iş yerinin faal olup olmadığının tespiti ile hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Kanun'un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulması, iş yeri dışında inceleme yapılması gerektiğine ilişkin bir tespit varsa buna ilişkin belgenin dosyaya ibrazının istenmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/5086, K. 2024/15360, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama