İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/5107 Karar: 2023/7699 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/5107 K.2023/7699

11. Ceza Dairesi 2023/5107 E. , 2023/7699 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/581 Değişik İş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cum

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/5107 E. , 2023/7699 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/581 Değişik İş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cum

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/5107 E. , 2023/7699 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/581 Değişik İş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2018/452 Esas, 2022/200 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2023/581 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.05.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/14124 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/102310 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/102310 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık ...'nun diğer sanık ...'in yanında çalıştığı, sanığın diğer sanık ...'in rızası ve bilgisi dahilinde kendi fotoğrafını diğer sanığın sürücü belgesine yapıştırmak suretiyle kullandığı, sanığın bu suretle ... 6. Noterliğinden diğer sanık adına üç kez vekaletname verdiği, yine diğer sanığın eşi ... ile ... Tapu Müdürlüğünde kendini ... olarak tanıtarak ...'in yaptığı işleme muvafakat ettiğini beyan ettiği, bu sırada tapu memurlarının şüphelenmesi neticesinde yakalandığı olay nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan yargılama sonunda, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2022 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, söz konusu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 23/11/2022 tarihli ve 2022/1270 esas, 2022/1818 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini takiben, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, Somut olayda, sanık müdafii tarafından verilen yargılamanın yenilenmesi talep dilekçesinde, mağdur ...'in ilgili vekaletnamelere önceden rızasının bulunduğunu, suça konu vekaletnameler ile yapılan işlemlere sıhhat kazandırmak amacıyla diğer sanık ...'in ... Tapu Sicil Müdürlüğüne giderek tüm işlemleri yeniden tesis ettiğini beyan ettiğinin iddia edilmesi karşısında, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen hususun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, ... Tapu Sicil Müdürlüğünden ilgili kayıtlar getirilerek toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.05.2018 tarihli ve 2018/3376 Esas sayılı iddianamesi ile hükümlü ... hakkında, "...... 6. Noterliğince düzenlenen 02/01/2017 tarih 00024 yevmiye numaralı, 24/02/2017 tarih 03964 yevmiye numaralı, 04/01/2017 tarih 00242 yevmiye numaralı, 19/12/2016 tarih 24192 yevmiye numaralı, 16/01/2017 tarih 00826 yevmiye numaralı ... tarafından verilmiş gibi görünen vekaletnamelerin çıkarılmasında imzası ve fotoğrafı bulunduğu, bu evrakların sahte olarak düzenlendiği..." denilmek suretiyle, inceleme dışı hükümlü ... hakkında ise; "...... tarafından gerçekleştirilen evrakta sahtecilik suçuna azmettiren olduğu..." iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2018/452 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararı ile; "...sanıklar... ve ...'in üzerine atılı bulunan resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluştuğu, sanıkların bilerek bu eylemi gerçekleştirdikleri, bu eylemin kamu düzeni açısından kamu otoritesini zedeleyici bir yönünün olduğu, bu haliyle kamu düzeni açısından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, güven sarsıcı sonuçlar doğurabileceği, ayrıca eylemin kamu düzeninin sarsıcı etkisine ek olarak her zaman kamu veya üçüncü kişiler aleyhine zarar doğurma olasılığının bulunduğu..." gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü, 62 nci ve 38 inci (... hakkında) maddeleri uyarınca hükümlülerin ayrı ayrı 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/1270 Esas, 2022/1818 Karar sayılı kararı ile; "...sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı ise de; aleyhe istinaf bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 283/1 maddesi uyarınca sanıklar lehine kazanılmış hak oluşturmakla bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir. Mahkemenin kararında belirtilen husus dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... ve sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla..." denilmek suretiyle mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/1270 Esas, 2022/1818 Karar sayılı kesin kararına yönelik ... Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2023 tarihli ve 2023/27 İtiraz Değ. No sayılı yazısı ile; "...Sanık ...'nun zarar verme bilinci ile hareket etmeyerek ...'in önceden rızasını alarak söz konusu ilgi (a), (b), (c), (ç), (d) vekaletnamelerin sahte olarak düzenlenmesini sağladığı, ancak eyleminin faydasız sahtecilik mahiyetinde olduğu ve beraatine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Anılan gerekçelerle, sanık ...'nun 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasını havi ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2018/452, K.2022/200 sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan red eden ... 8. Ceza Dairesinin E.2022/1270, K.1818 sayılı kararına yönelik 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesi zarureti hasıl olmuştur. Talebimizin itirazen incelenerek ... 8. Ceza Dairesinin E.2022/1270, K.1818 sayılı kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesi kamu adına talep olunur..." denilmek suretiyle itirazda bulunulmuştur. 5. ... Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun, 20.02.2023 tarihli ve 2023/5 Esas, 2023/5 Karar sayılı kararı ile; "...sanık ...'nun öncesinde açık rızası tespit edilemeyen diğer sanık ...'e ait kimlik belgesinde fotoğraf sahteciliği yaparak ve kendisini suça konu beş adet vekaletnameyi düzenleyip, bu vekaletnameler ile tapuda işlemler yapılmasını sağlamak suretiyle atılı suçu zincirleme olarak işlediği, sonradan diğer sanık ...'in tapuya müracaat ederek işlemlerin yeniden yapılmasını sağlamasının ve hakkında yapılan soruşturmada alınan savunmasında işlemlere öncesinden rızasının bulunduğunu belirtmesinin atılı suç açısından suç kastını ortadan kaldırmadığı, buna göre faydasız sahtecilikten söz edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu, bu nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin itiraza konu istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle ... Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmiştir. 6. Hükümlü müdafii tarafından 14.03.2023 e-imza tarihli dilekçesi ile; "...somut olayda, resmi belgede sahtecilik suçunun maddi ve manevi unsurları oluşmadığından ve yeni delil ışığında yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması zarureti hasıl olmuştur. Şöyle ki;... itiraza konu olay incelendiğinde sanık ... Yigit tarafından öncesinde alınmış bir vekaletname bulunmadığından yapılan sahteciligin faydasız sahtecilik kapsamında kaldıgından bahsedilemeyeceği denilmişse de sayın Mahkeme eksik inceleme ile değerlendirme yapmış olup, YENİ DELİL ışığında yargılamanın yenilenmesi gerekmektedir.... dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz vekaletnamede görüleceği üzere; T.C. Üsküdar 11. Noterliği, 10.05.2016 Tarih ve 20447 Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Vekaletname ile ... tarafından ''İstanbul ili, ... ilçesi,...mahallesinde kain tapunun F22D25C1A pafta, 31 ada, 3 parsel sayısında adına kayıtlı kat irtifaklı, 1008/9425 arsa paylı, 4. normal kat daire niteliğindeki 11 numaralı bağımsız bölüm üzerine 3. şahıs veya şirketlerin türkiye cumhuriyeti hudutları dahilindeki bilumum resmi veya özel bankalar ile finans veya katılım bankalarının bilumum şubelerinde kullandığı veya kullanacağı her nevi kredilere karşılık olarak kredi veren veya verecek olan ilgili bankalar ile finans veya katılım bankalarının merkez veya bilimum şubeleri lehine dilediği bedel, vade sıra ve derecede ve dilediği şartlarla her türlü ipotek hakkı tesis etmeye, ipotek takrirlerini vermeye, ipotek karşılığı verilecek parayı almaya, (ahzu kabza) ipotek senet ve sözleşmelerini imzalamaya, ipotek sürelerini uzatmaya ve yeniletmeye, ... derecede yaralanma hakkını tanımaya, ipoteği şerh ve tescil ettirmeye, ipotekli borcu ödemeye, ipoteğin kaldırılmasını istemeye,kayıt ve tescillerini yaptırmaya ... dereceden istifade hakkı tanımaya ve şerh ettirmeye, bununla ilgili tapu defteri sicilini ve evraklarını imzalamaya, belgelerini almaya, bu hususlar ile ilgili olarak yapılması gereken iş ve işlemleri takip ve neticelendirmeye'' sanık ... vekil tayin edilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde görüleceği üzere; suç tarihleri 19.12.2016, 02.01.2017, 04.01.2017, 16.01.2017, 24.02.2017 ve 27.02.2017 tarihleridir. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2018/6060 E., 2019/926 K. sayılı kararında da ifade edildiği gibi müvekkil sanık tarafından, ilk olay tarihi olan 19.12.2016 tarihinden öncesinde alınmış dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz 10.05.2016 tarihli geçerli bir vekaletname mevcut olup, tapu müdürlüğü görevlilerinin işlem yapmamayı kabul etmemesi nedeni ile vekalet verenin yokluğunda yeniden vekaletname düzenlenerek işlem yapılmıştır. Sayın Mahkemenize sunulan YENİ DELİLde de görüleceği üzere ...'in ilgi vekaletnamelere önceden rızasının bulunduğu açıkça ortadadır. Ayrıca ... yargılamanın tüm aşamalarında; yapılan tüm işlemlerin bilgisi dahilinde olduğunu belirtmektedir. Bu beyanı ile uyumlu bir hareket sergileyerek bu soruşturmanını başlamasından sonra ... Tapu Müdürlüğüne müracaat ederek ilgi vekaletnameler ile yapılan işlemlere yeniden sıhhat kazandırmak amacıyla tüm işlemleri yeniden tesis etmiştir. ...'in yapılan işlemlerden bilgisi olduğuna dair beyanının aksini gösterir herhangi bir delil de yoktur..." denilerek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. 7. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2018/452 Esas, 2022/200 Karar sayılı ek kararı ile "...tüm dosya kapsamı, talep dilekçesi, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın mütaalası birlikte değerlendirildiğinde; hükümlü müdafinin dilekçesinde bahsettiği hususların daha önceki yargılamada tartışılıp karara bağlandığı, dosyanın istinaf ilgili dairesi ve İstinaf Başkanlar Kurulu incelenmesinden de geçtiği, kanun yolları kullanılmak suretiyle kararın kesinleştiği, sonuç olarak kesinleşen hüküm sonrası hükümlü lehine ortaya çıkmış yeni bir delil bulunmadığı, bu haliyle CMK.nun 311. maddesinde sayılan yargılamanın yenilenmesini gerektiren yenileme sebepleri olmadığından..." hükümlü müdafiinin talebinin reddine karar verilmiştir. 8. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2023/581 Değişik İş sayılı kararı ile ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2018/452 Esas, 2022/200 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir. 9. 5271 sayılı Kanun'un "hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava; "yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa." hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür. hükmü yer almaktadır. 10. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve 2022/11-574 Esas, 2023/272 Karar sayılı ilamında; "...yargılamanın yenilenmesini; kanunda sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan, olağanüstü bir kanun yolu olarak tanımlamak mümkündür. Yargılamanın yenilenmesi, mutlaka istek üzerine yapılabilecek, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal sonucu olarak mahkemece re'sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkün olmayacaktır. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü de yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyecektir. Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulmasına ilişkin yenileme nedeni CMK'nın 311. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiştir. Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için yeni olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın yeni olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da yeni sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır. Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular yeni değildir. Buradaki yenilikten anlaşılması gereken taraf bakımından değil, mahkeme bakımından olay ya da delilin yeni olmasıdır. Mahkemece bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen deliller yeni delil veya olay kapsamındadır. Yenilik açısından önemli olan delil vasfına sahip olacak biçimde içerikteki yeniliktir. Bu nedenle hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılamanın yenilenmesi nedeni olabilecektir. Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda önemli de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller ile birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur. Buna göre, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen ve hüküm verilirken göz önüne alınan, temyiz aşamasında da Özel Dairece incelenip değerlendirilen bir delile ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak mümkün olmadığı gibi bu tür nedenlere dayalı olarak yapılan taleplerin de kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nın 318. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir... " denilmektedir. 11. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; ... isimli kişinin ... 6. Noterliğince düzenlenen 24.02.2017 tarihli ve 3964 yevmiye numaralı vekaletname ile aynı tarihte ... Tapu Müdürlüğüne müracaat ederek ipotek tesis talebinde bulunduğu, ilgili vekaletname incelendiğinde ... tarafından 8571 parsel üzerinde kurulu A Blok 1 nolu bağımsız bölüme ait taşınmazına ilişkin dilediği şekilde ipotek vermeye ...'yu vekil tayin ettiğinin anlaşıldığı, bununla beraber vekaletnamenin ön yüzünde bulunan fotoğraf ile arka yüzdeki kimlik fotokopisinde bulunan fotoğrafın benzemediğinin farkedilmesi üzerine yapılan araştırmada, ...'nun kendisini ... olarak tanıtmak suretiyle notere müracaat ederek bahse konu vekaletnameyi verdiğinin, kimlik fotokopisinin ...'e, düzenleme şeklindeki vekaletnamenin ön yüzünde yer alan fotoğrafın ise incelemeye konu hükümlü ...'ya ait olduğunun belirlendiği, geriye yönelik yapılan tespitlerde de, benzer şekilde ... tarafından verilmiş gibi görünen ancak ...'nun fotoğrafının bulunduğu ... 6. Noterliğince düzenlenen 19.12.2016 tarihli ve 24192 yevmiye numaralı, 02.01.2017 tarihli ve 00024 yevmiye numaralı, 04.01.2017 tarihli ve 00242 yevmiye numaralı ve 16.01.2017 tarihli ve 00826 yevmiye numaralı vekaletnamelerin bulunduğunun, bu vekaletnamelere istinaden ... Tapu Müdürlüğünde alım, satım ve kat irtifakı tesisi işlemlerinin yapıldığının anlaşıldığı, eylemlerin açığa çıkması üzerine ... tapu müdürlüğüne müracaat ederek, ...'nun yanında çalıştığını ve akrabası olduğunu, yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını söylediği ve tapudaki işlemlere ilişkin taraflar bir araya getirilerek tescil istem belgesi düzenlenmek suretiyle önceki işlemlere sıhhat kazandırıldığı, akabinde durumun Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiği ve yürütülen soruşturma neticesinde, hükümlü ... hakkında, ... tarafından verilmiş gibi görünen vekaletnamelerin çıkarılmasında imzası ve fotoğrafının bulunduğu, bu evrakların sahte olarak düzenlendiği, inceleme dışı hükümlü ... hakkında ise, ... tarafından gerçekleştirilen evrakta sahtecilik suçuna azmettiren olduğu iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılamada Mahkemece, "...düzenlenmesi kamu otoritesinin sıkı şekil şartlarına bağlanan ve aksinin ispatı aynı nitelikteki kayıt ve belgelerle mümkün olan, bunun sonucu olarak bütün resmi kurumlarda ve özel birimlerde geçerli olduğu kabul edilen belgelerin düzenlenmesinde kişilerin kendilerini üçüncü kişinin yerine koyarak gerçek hak sahibinin de buna onay vererek işlem yapmasının kamu düzeni açısından kabul edilmesi mümkün olmadığı... sanıkların üzerine atılı bulunan resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluştuğu..." gerekçesiyle mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, yargılamanın tüm aşamalarında hükümlü ...'nun, inceleme dışı hükümlü ...'in rızası dahilinde hareket ettiğinin ve tapu müdürlüğündeki işlemlerin de yeniden tesis edildiğinin ileri sürüldüğü ancak kabul görmediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve 2022/11-574 Esas, 2023/272 Karar sayılı ilamında belirttiği üzere; yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen, hüküm verilirken göz önüne alınan ve istinaf aşamasında da değerlendirilen olaylara ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmasının mümkün olmadığının da belirtilmesi karşısında; kanun yararına bozma talebinde yer alan "...diğer sanık ...'in ... Tapu Sicil Müdürlüğüne giderek tüm işlemleri yeniden tesis ettiği... ... Tapu Sicil Müdürlüğünden ilgili kayıtların getirilmesi..." hususlarının yargılama aşamasında dile getirildiği gibi, yargılamanın yenilenmesi dilekçesinin ekinde sunulan ve ...'in rızası olduğunu göstermesi bakımından önemli olduğu bildirilen bir başka taşınmaz için ...'ya verdiği 10.05.2016 tarihli vekaletnamenin de dosya kapsamına göre yeni olay veya yeni delil olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla