İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/536 Karar: 2024/11445 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/536 K.2024/11445

11. Ceza Dairesi 2023/536 E. , 2024/11445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istem

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/536 E. , 2024/11445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istem

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/536 E. , 2024/11445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıkların üzerilerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; A. Sanıklar ... İle ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden Dosya kapsamına göre katılanın en son 08.07.2014 tarihinde sanık ...'in kızının hesabına parayı gönderdiğinin anlaşılması karşısında; gerekçeli karar başlığında "2013 yılı bila saat" şeklinde hatalı gösterilen suç tarihinin "08.07.2014" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi; sanık ...'in tekerrüre esas alınan Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29.06.2012 tarihli ve 2011/239 Esas, 2012/300 Karar sayılı ilamına konu TCK'nin 155/1 maddesindeki güveni kötüye kullanma suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; katılanların farklı tarihler arasında sanıkların hesaplarına birden fazla kez para yatırdıkları anlaşıldığından sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ... ile müdafiinin ve sanık ... vasisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden 1. Sanık ...'in, diğer sanıklarla aynı eylem ve fikir birliği içinde birlikte hareket ederek, katılanın hissedarı olduğu ancak imar planında okul imarlı arsa olarak göründüğünden satamadığı arsayı, yüksek bedelle Milli Eğitim Bakanlığına satacakları vaadiyle inandırıp, harç parası, vergi parası, başvuru parası, takip ücreti, Ankara'ya gidip gelme, yemek ücreti gibi bahanelerle katılanlardan farklı tarihlerde menfaat temin ettikleri, bu surette iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; sanık ...'in aşamalardaki inkara yönelik savunmaları, savunmasının o dönem birlikte yaşadığı diğer sanık ... tarafından doğrulanmış olması, katılanlar ve diğer sanıklar ... ile ...'in sanık ...'in tanımadıklarını bildirilmiş olmaları, katılan ile yapılan görüşmelerde sanık ...'in bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık ...'in savunmasının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, 2. Kabule göre de; a.Gerekçeli karar başlığında "08.07.2014" olması gereken suç tarihinin "2013 yılı bila saat" olarak yanlış yazılmış olması, b.Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla