Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/5509 E. , 2024/10410 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/79 E., 2022/31 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiy
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/5509 E. , 2024/10410 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/79 E., 2022/31 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2020/79 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararı ile sanığın bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 2 yıl 6 ay hapis ve 580,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 15.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2023/17014 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97476 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97476 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62/1 ve 52/2-4. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2018 tarihli ve 2017/103 esas, 2018/531 sayılı kararının 10/09/2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 02/09/2019 tarihinde işlediği hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 62/1 ve 52/2-4. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2019 tarihli ve 2019/659 esas, 2019/754 sayılı kararının, sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 06/02/2020 tarihli ve 2020/103 esas, 2020/122 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, yapılan yargılama neticesinde mahkemenin görevsizliğine, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f. maddesi uyarınca yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili ve görevli Sivas Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2020 tarihli ve 2020/126 esas, 2020/103 sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini takiben, yeniden yapılan yargılama sonunda değişen suç vasfına göre nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 580,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/02/2022 tarihli ve 2020/79 esas, 2022/31 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, dolandırıcılık suçundan sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 62/1 ve 52/2-4. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13/12/2019 tarihli yerel mahkeme hükmünün, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığı konusunda delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği 14/02/2020 tarihli görevsizlik kararı sonrası, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesince, nitelikli dolandırıcılık eyleminden hüküm kurularak, sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 580,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Benzer bir olay sebebiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/06/2013 tarihli ve 2012/1-1564 esas, 2013/281 sayılı kararında yer alan; "... lehe temyiz davası üzerine suç vasfının tespitinde hataya düşüldüğünün belirlenmesi halinde, cezanın tür ve miktarı yönünden kazanılmış hak saklı tutularak hükmün bozulmasına karar verilmelidir." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda; dolandırıcılık suçundan kurulan yerel mahkeme hükmünün, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince, suç vasfı bakımından eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturabileceğinden bahisle üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, verilen görevsizlik kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde Mahkemesince, önceki hükmün yalnızca sanık tarafından istinaf edildiği nazara alınarak sadece suç vasfının düzeltilmesi ile yetinilip sanığın kazanılmış hakkı göz önünde bulundurularak ceza miktarında herhangi bir değişiklik yapılmaması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 06.02.2020 tarihli ve 2020/103 Esas, 2020/122 Karar sayılı bozma ilamı öncesinde kurulan 13.12.2019 tarihli hükmün yalnızca sanık tarafından istinaf edildiği, 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinde yer alan; "istinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki hüküm uyarınca, verilen cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği ve sanığın cezasının 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2020/79 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasının sonuna "kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası üzerinden infazına, para cezasının 5 eşit taksitte sanıktan tahsiline" cümlesinin eklenmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının yerinde bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.