Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/5500 E. , 2023/9273 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/112 E., 2015/364 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/5500 E. , 2023/9273 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/112 E., 2015/364 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2014/112 Esas, 2015/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 18.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükümlerin, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.05.2017 tarihli ve 2017/16554 Esas, 2017/10258 Karar sayılı sanığın temyiz talebinin reddine dair Mahkemenin 09.02.2017 tarihli ve 2014/112 Esas, 2015/364 Karar sayılı kararının onanması suretiyle kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2023/9226 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102393 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102393 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/02/2021 tarihli ve 2020/3753 esas, 2021/3118 karar sayılı ilâmında yer alan, "...sanığın adli sicil kaydına konu olan ve tekerrüre esas alınan Zile Sulh Ceza Mahkemesinin 17/06/2010 tarihli ve 2010/92 esas, 2010/259 karar sayılı ilâmı ile verilen 2.000,00 Türk lirası adli para cezasının miktarı itibariyle hüküm tarihinde 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanun'un 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı, sanığın suç tarihi itibari ile de adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığının gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden..5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın tekerrüre esas alınan Osmaniye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/04/2010 tarihli ve 2009/257 esas, 2010/154 sayılı kararının, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305/1. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olduğu, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8/1. maddesinde yer alan hüküm gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 305/son maddesine göre miktar itibariyle kesin olan adli para cezalarının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkûmiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanma imkânının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İncelenen dava dosyası içeriğine göre; şikâyetçi ...'nin kendisine ait 34 (..) (....) plaka sayılı aracı ...Oto Pazarında satışa çıkarttığı, sanık ile aracın 9.250,00 TL bedelle satışı konusunda anlaştıkları, sanığın araç bedeli olarak ... Bankası A.Ş. ... ...Şubesine ait keşidecisi... Tavukçuluk olan külliyen sahte olarak oluşturulmuş çeki ciro ederek şikâyetçiye vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ile bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin, resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekli olup, suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 692 nci maddesi gereğince çeklerde bulunması zorunlu olan keşide yerinin herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olmasının gerektiği, aynı Kanun'un 693 üncü maddesine göre ise, keşide yeri gösterilmemiş olan çekin, keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde keşide edilmiş sayılacağı hükmü de dikkate alındığında, dosyada aslı bulunan suça konu çek üzerinde yapılan incelemede, öngörülen zorunlu unsurlarından olan "keşide yeri" nin bulunmadığı, yasal unsurları eksik olan çekin özel belge niteliğinde olacağı ve bu suretle sanığın sübutu kabul edilen eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı anlaşılmakla; öncelikle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, belirtilen gerekçeyle kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2014/112 Esas, 2015/364 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.