KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/5756 E., 2023/10639 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/484 E., 2022/87 K.
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükmün kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma sonrası İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/484 Esas, 2022/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın hırsızlık şüphelisi olarak yakalandığı arkadaşı ...'un kimlik bilgilerini verdiği ve 08.06.2015 tarihli tutanağı imzaladığı, sanığın annesinin emniyete gelmesi üzerine gerçek kimlik bilgilerinin ortaya çıktığı atılı suçu işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık sabıkası olduğu için yalan beyanda bulunduğunu kabul etmiştir. 3. Mahkemece sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden; "...meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak yakalanarak emniyete teslim edilen sanığın isminin ... olduğunu söyleyerek arkadaşı ...'a ait kimlik bilgilerini verdiği sanığın ...'a ait kimlik bilgileri ile ifade verdiği, ifade işlemi bittikten sonra nezarethaneye alınan sanığın annesinin sanığı görmeye geldiğini beyan etmesi üzerine sanığın gerçek kimlik bilgilerinin ortaya çıktığı olayda;
sanığın eyleminin suç işlediği şüphesi ile yakalandığı sırada kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması eyleminin seri muhakeme usulüne tabi 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de; Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden.
02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/484 Esas, 2022/87 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/5756, K. 2023/10639, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama