İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/6285 Karar: 2024/11229 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6285 K.2024/11229

11. Ceza Dairesi 2023/6285 E. , 2024/11229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/6285 E. , 2024/11229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/6285 E. , 2024/11229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, Finans Bank A.Ş.'nin telefon bankacılığı sistemi ile katılana ait kredi kartı hesabından 9.000,00 TL ve 200,00 TL tutarında kolay avans işlemi yaptırarak ilgili tutarın katılanın vadesiz hesabına aktarıldığı, katılanın cep telefonuna kredi kullanımına ilişkin mesaj gelmesi üzerine katılanın işlemi iptal ettirdiği, 8.000,00 TL tutarındaki kolay avans işleminin ise tamamlanarak dava dışı Ramazan Büllbül'ün hesabına 7.700,00 TL tutarında EFT gerçekleştirildiği ve bu tutarın da 2.000,00 TL'sinin çekilmesi şeklinde gerçekleşen eylemde; 9.000,00 TL ve 200,00 TL tutarındaki kolay avans çekme işlemlerinin tamamlanamadığı ve bu eylemlerin teşebbüs aşamasında kaldığı, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerine göre ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik ceza tayini ve 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilecek haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde, asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurmak suretiyle eksik adli para cezası tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanığın tekerrüre esas alınan Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2008 tarihli ve 2007/65 Esas, 2008/80 Karar sayılı kararının suç tarihinden sonra 19.03.2014 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas alınabilecek başka bir hükümlülüğünün de bulunmadığı gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (3) numaralı bendindeki tekerrür uygulamasına ilişkin son paragrafın tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 15.09.2011 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla