Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/6415 E. , 2024/2227 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/27 E., 2023/102 K. SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; kar
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/6415 E. , 2024/2227 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/27 E., 2023/102 K. SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2012 tarih, 2008/478 Esas, 2012/529 Karar sayılı kararıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Yargıtay 15. Ceza Dairesi 21/02/2017 tarih 2014/17525 Esas, 2017/6384 Karar sayılı kararıyla hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2017/27 Esas, 2023/102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz talepleri, sanık hakkında beraat kararı verilmiş olmasına karşın vekâlet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanıklar müdafiilerinin vekâlet ücreti ile sınırlı temyiz talepleri incelenmekle, Dairemizin 19.12.2023 tarihli ve 2023/1844 Esas, 2023/10489 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, aynı davada sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan düşme kararı verilen sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat ettiği nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2017/27 Esas, 2023/102 Karar sayılı kararında sanık müdafiince vekalet ücretine hasren öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, ... ve ...'ın vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin karşı oyları ve oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2017/27 Esas, 2023/102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir. Sanık müdafi tarafından, sanık hakkında beraat kararı verilmiş olmasına karşın vekâlet ücretine hükmedilmesi sebebiyle hüküm temyiz etmiştir. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan düşme kararı verilen sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat ettiği nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle hükmün onanmasına karar verilmiştir, Sayın çoğunluk ile görüş ayrılığımız dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. Öncelikle konuya ilişkin mevzuat incelendiğinde: Yargılama giderleri Madde 324 (1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir. (2) Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir. (3) Giderlerin miktarı ile iki taraftan birinin diğerine ödemesi gereken paranın miktarını mahkeme başkanı veya hâkim belirler. (4) Devlete ait yargılama giderlerine ilişkin kararlar, Harçlar Kanunu hükümlerine göre; kişisel haklara ilişkin kararlar, 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/100 md.) Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir. (5) Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri, yargılama gideri sayılmaz ve bu giderler Devlet Hazinesince karşılanır. Sanığın yükümlülüğü Madde 325 (1) Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. (2) (Değişik: 6/12/2006-5560/27 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Yargılamanın değişik evrelerinde yapılan araştırma veya işlemler nedeniyle giderler meydana gelmiş olup da, sonuç sanık lehine ortaya çıkmış ise, bu giderlerin sanığa yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında mahkeme, bunların kısmen veya tamamen Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verir. (4) Hüküm kesinleşmeden sanık ölürse, mirasçılar giderleri ödemekle yükümlü tutulmazlar. Bağlantılı davalarda giderler Madde 326 – (1) Birden çok suçtan dolayı aleyhinde kovuşturma yapılmış olan kimse, bunların bir kısmından mahkûm olmuş ise, beraat ettiği suçların duruşmasının gerektirdiği giderleri ödemekle yükümlü değildir. (2) İştirak halinde işlenmiş bir suç nedeniyle mahkûm edilmiş olanlara, sebebiyet verdikleri yargılama giderleri ayrı ayrı yükletilir. Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde gider Madde 327 (1) Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir. (2) Bu kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 03.09.2022 tarihli, 31942 sayılı Resmi Gazete’de yayımlamış, bu tarifede ücretlerin güncel değerlerini belirlemiş, Tarife düzenlemesinin 14. maddesinin 4. fıkrasında; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Avukatlık Kanunu m.177, CMK m.150, 234, 239 ve 5320 sayılı Kanun m.13 dayanak alınarak hazırlanan ve 02.03.2007 tarihli, 26450 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Tarife” başlıklı 9. maddesine göre de; “Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile ödenecek meblağ, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından her yıl Aralık ayında hazırlanan ve 1 Ocak tarihinden geçerli olmak üzere düzenlenen Tarifede gösterilir. Tarife ayrıca Resmi Gazete’de yayımlanır”. Şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır. Yukarıda açılanan mevzuat hükümleri itibariyle; CMK’da yargılama giderleri olarak avukatlık ücreti sayılmış, yine beraat eden veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanığın giderlerinin Hazine tarafından karşılanacağı ifade edilmiş, yine gerek CMK Yürürlük Kanunu, gerek Avukatlık Kanunu ve gerekse yukarıda zikrettiğimiz yönetmelik hükümleri, Avukatlık Ücret Tarifesine atıfta bulunmuş, tarifede de net olarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir. Somut olayda; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir. Sanık hakkında verilen düşme kararı temyiz edilmemiş, sanık vekili , sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararını vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz etmiştir. Bu nedenle temyiz vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılmıştır. Birden fazla suçtan yargılanan sanığın , bu suçların birinden mahkum olması halinde ‘ savunmanın bölünmezliği ilkesi ‘ gereğince sanık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeğine dair Yargıtay Ceza Daireleri ve Ceza Genel Kurul kararları mevcuttur. İnceleme konusu davada, sanık hakkında verilen bir mahkumiyet kararı bulunmamaktadır. Zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararına mahkumiyetin hüküm ve sonuçlarını yüklenmesi mümkün değildir. Öte yandan; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası mal varlığına karşı işlenen bir suç iken sahtecilik suçu kamu güvenliğine karşı işlenen suçlar kapsamındadır. Bilindiği üzere dolandırıcılık suçunda mağdur gerçek ve tüzel kişiler olup, sahtecilik suçunda ise, mağdur kamudur. Bu nedenle suça konu olayda savunmanın bölünmezliği ilkesinden söz etmek de mümkün görülmemektedir. Kaldı ki; Makul sürede yargılanma hakkı, adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biridir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesi ve Anayasanın 141. maddesiyle güvence altına alınmıştır. kişilerinin ceza yargılamalarında kendilerine yöneltilen suçlamalar konusunda makul bir sürede yargılamanın sonuçlandırılması gerekmektedir. Makul sürede sonuçlandırılmayan yargılamadan dolayı düşme kararı verilmesinin bedeli sanığa yüklenemez. Ayrıca bu husus sanığın aklanma hakkınında elinden alınması sonucunu doğurur. Tüm bu açıklamalar ışığında; dolandırıcılık suçundan hakkında beraat kararı verilen ve hakkında mahkumiyet kararı bulunmayan sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu nedenle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.