İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/6480 Karar: 2024/10416 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6480 K.2024/10416

11. Ceza Dairesi 2023/6480 E. , 2024/10416 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/5616 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/6480 E. , 2024/10416 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/5616 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/6480 E. , 2024/10416 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/5616 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2022 tarihli ve 2022/17480 Soruşturma, 2022/10395 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.09.2022 tarihli ve 2022/5616 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 30.09.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2022/33628 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108667 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108667 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, müştekinin "facebook" isimli sosyal medya hesabında "Hatay 2. El Otomotiv Satılık ve Kiralık Daire " adlı sayfada ilanda bulunan 2011 model Renault Symbol marka hasarlı aracın alımı için "05318141794" numaralı telefonla iletişime geçerek aracın alımı noktasında anlaşma sağladıkları, şüpheli tarafından aracın hasarının ortalama 18.000,00 Türk lirası olduğu, yarısının müşteki tarafından karşılanması gerektiği konusunda şüpheli ile müştekinin anlaştıkları, müştekinin 03/08/2022 tarihinde 9.000,00 Türk lirası bedeli şüpheliye banka aracılığıyla gönderdiği, daha sonra şüphelinin 9.000,00 Türk lirası daha istemi üzerine müşteki ile şüpheli arasında ihtilaf çıktığı olay ile ilgili olarak müştekinin şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelinin ikinci kez para istemesi üzerine müştekinin göndermediği, daha sonra müştekinin yaptığı kontrollerde aynı aracın yeniden ilana konulduğu, şüpheli ile müşteki arasındaki mesajlaşmalarda şüphelinin müştekiye araç ruhsatı ve nüfus cüzdanı fotoğrafı gönderdiği, şüphelinin gönderdiği kimlik numarasını müşteki tarafından kontrol edildiğinde kimlik numarasının geçersiz olduğu uyarısını aldığı, şüphelinin sahte kimlik, fotoğraf ve araç ruhsatı göndermesi, parayı altıktan sonra aynı aracı tekrar ilana koyması suretiyle şüphelinin en başından beri dolandırma kastı ile hareket ettiğinin anlaşılması karşısında, şüphelinin kullandığı telefon numarası, paranın gönderildiği hesaba ve belirtilen ilan numaralarına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığı, şüphelinin hakkında benzer şekilde dolandırıcılık suçlarından soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin, hakkında açılmış kamu davası olup olmadığının da araştırılması suretiyle, sonucuna göre değerlendirme yapılarak dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının ortaya konulması gerektiği gözetilerek eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin facebook isimli sosyal medya hesabında gördüğü satılık araç ilanı üzerine şüpheli ile irtibata geçtiğinin, söz konusu araç için banka üzerinden 9.000,00 TL ön ödeme yapıldığının, ancak araç teslim edilmediği gibi ödenen paranın da iade edilmediğinin, şüpheliye ulaşılamadığının, bununla birlikte; aynı ilanın yeniden yayınlandığının ve whatsapp üzerinden fotoğrafı gönderilen kimlik kartı ve ruhsatın sahte olup üzerinde bulunan T.C Kimlik numarasının sonradan eklendiğinin, şüphelinin haksız menfaat temin ederek atılı suçları işlediğinin iddia olunması karşısında; şüphelinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek ifadesine başvurulması, banka hesap hareketlerinin getirtilmesi, banka dekontlarının ve whatsapp yazışmalarının incelenmesi, görüşme sağlanan telefon numarası ile ilana ait bilgilerin araştırılması, whatsapp üzerinden fotoğrafı gönderilen kimlik kartı ve ruhsatın sahte olup olmadığının tespit edilmesi, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine "...yöntemince yapılan soruşturmada toplanan delillere, alınan beyanlara ve tüm dosya kapsamına göre; soruşturma konusu olayda kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli şüphe oluşturan delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.09.2022 tarihli ve 2022/5616 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla