İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/6482 Karar: 2024/10555 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6482 K.2024/10555

11. Ceza Dairesi 2023/6482 E. , 2024/10555 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/4048 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANU

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/6482 E. , 2024/10555 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/4048 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANU

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/6482 E. , 2024/10555 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/4048 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ayvacık Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve 2022/1231 Soruşturma, 2022/1032 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Çanakkale 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.01.2023 tarihli ve 2022/4048 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.01.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/11816 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109816 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109816 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, şüphelinin eyleminin hukukî ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Güveni Kötüye Kullanma" başlıklı 155/1. maddesinin; "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme ile, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin 10/04/2013 tarihli ve 2011/22344 esas, 2013/6656 sayılı ilâmında yer alan " ... Somut olayda: katılanın, arkadaşı olan sanık ......'e aracını satacağını söylediği sanığın yardımcı olacağını söylemesi üzerine araç satışı için sanığa vekaletname verdiği, sanığında aracı 20.000 TL'na sattığını söyleyip aldığını belirttiği 500 TL kaparoyu katılana verdiği ve aracı vekaletnameye istinaden satmış olduğu halde parasını vermemek şeklinde gerçekleşen olayda; Sanık ......'in katılanın arabasının satışı için aldığı vekaletname ile aracı sattıktan sonra parasını vermemekten ibaret eyleminin 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1. maddesinde öngörülen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikâyetinde özetle, Müşteki ...'e ait Çanakkale İli, Ayvacık İlçesi, Kozlu Köyü, 112 Ada, 7 Parselde kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmaz; Manisa İli, Yunusemre İlçesi, Kuyucak Mevki, 58 Parselde kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmaz ve Manisa İli, Yunusemre İlçesi, Karakılınçlı Mahallesi, Köyiçi Mevki, 435 parselde kayıtlı avlulu ev niteliğindeki taşınmazların satılması ile satış işlemlerini yürütülmesi için şüpheliye Edremit 6. Noterliği'nin 07/08/2019 tarih ve 8271 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil olarak tayin edildiği, haricen öğrenildiğine göre bahse konu taşınmazların şüpheli tarafından habersizce satıldığı, ancak taşınmazların kime, ne zaman, ne kadara satıldığı hakkında müştekinin bilgilendirilmediği, şüphelice satış hakkına müştekinin bilgilendirilmediği gibi bu satışlardan elde edilen miktar ve bedellerin müştekiye gönderilmediği, bu kapsamda şüpheliye Denizli 3. Noterliği aracılığıyla ihtarname çekildiği, ancak bu ihtarnamenin de sonuç vermediği somut olayda; müştekinin ifadesinin alınması, söz konusu taşınmazlara ilişkin bedel araştırması yapılması ve taşınmazın devredildiği kişinin bilgi sahibi sıfatıyla beyanın alınması, şüphelinin söz konusu taşınmazı sattıktan sonra bedelinin müştekilere teslim edilip edilmediği tespit edildikten sonra sonucuna göre, şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; yurt dışında yaşayan şikâyetçiye ait Çanakkale İli, Ayvacık İlçesi, Kozlu Köyü, 112 Ada, 7 Parselde kayıtlı arsa niteliğindeki, Manisa İli, Yunusemre İlçesi, Kuyucak Mevki, 58 Parselde kayıtlı arsa niteliğindeki ve Manisa İli, Yunusemre İlçesi, Karakılınçlı Mahallesi, Köyiçi Mevki, 435 parselde kayıtlı avlulu ev niteliğindeki taşınmazların satış işlemlerinin yürütülmesi için Edremit 6. Noterliği'nin 07.08.2019 tarih ve 8271 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile şüphelinin vekil olarak tayin edildiğinin, satış gerçekleştiği halde şüpheli tarafından bu hususta şikâyetçiye bilgi verilmediğinin ve satış bedellerinin de ödenmediğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında, Ayvacık Tapu Müdürlüğünün 08.06.2022 tarihli cevabi yazısı ile belirtilen taşınmazlardan yalnızca Çanakkale İli, Ayvacık İlçesi, Kozlu Köyü, 112 Ada, 7 Parselde kayıtlı arsanın şikâyetçiye vekaleten şüpheli tarafından satışının gerçekleştirildiğinin ve şüphelinin savunmasında satış bedelinin bir bölümüyle şikâyetçiye ait kredi borcu ödendikten sonra, kalan kısmının şikâyetçinin hesabına yatırıldığının bildirilmesi karşısında; şikâyetçinin olayla ilgili ayrıntılı olarak beyanının alınması, şikâyetçi ve şüphelinin banka hesap bilgileri tespit edilerek, satış tarihine yakın tarihler de dikkate alınmak suretiyle, hesap hareketlerinin celp edilmesi, taşınmazın satıldığı M.B. isimli kişi ile diğer taşınmazların satış işlemlerini şikâyetçi adına vekaleten yürütülen E.T. ve M.K.K.'nin olaylarla ilgili bilgilerine başvurulması, şüpheliye gönderildiği belirtilen Denizli 3. Noterliğinin 21.03.2022 tarih ve 05036 yevmiye sayılı ihtarnamesi ve bu ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgelerin ilgili noterlikten temin edilmesi, şikâyetçi vekilinin 22.08.2022 havale tarihli dilekçesinde belirttiği diğer iddialara yönelik olarak gerekli araştırmaların yapılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...müşteki ve şüpheli arasında soruşturma konusu olayın TCK 155/2 suçuna ilişkin olmadığı, olayda suçun unsurlarının oluşmadığı; taraflar arasında ortaklığa ilişkin sözlü anlaşma olduğu; Bu tür uyuşmazlığında Cumhuriyet Başsavcılığımızın bakacağı cezai soruşturma kapsamında kalmadığı, söz konusu eylemin herhangi bir suç teşkil etmediği, bu nedenle hukuki ihtilaf kapsamında kalan ve suç teşkil etmeyen eylem için ceza takibatı yapılamayacağı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çanakkale 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.01.2023 tarihli ve 2022/4048 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla