Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/6490 E. , 2024/10554 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/596 E., 2023/358 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûm
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/6490 E. , 2024/10554 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/596 E., 2023/358 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2022/596 Esas, 2023/358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 43/1, 52/2-4 ve 58. maddeleri uyarınca neticeten 5 yıl hapis ve 27.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 08.06.2023 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/17606 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109798 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109798 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanığın cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hüküm kısmının karardan çıkartılarak cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/06/2023 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenlemeye nazaran, ikinci kez tekerrüre esas alınan Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/11/2021 tarihli ve 2021/302 esas, 2021/511 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 01/03/2022 olduğu, anılan kararın kesinleşme tarihinin inceleme konusu dosyadaki suç tarihi olan 30/09/2021 tarihinden sonra olduğu, bu haliyle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın dosya içerisinde mevcut adlî sicil kaydına göre Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/07/2020 tarihli ve 2019/344 esas, 2020/358 sayılı kararının birinci kez tekerrüre esas alınması gerektiği sabit olmakla; sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; "1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. " Denilmektedir. 3. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 15.06.2023 tarihli müzekkeresi üzerine, Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2022/596 Esas, 2023/358 Karar sayılı ek kararı ile hükümde yer alan tekerrüre ilişkin bölümün Mahkemece sonradan değiştirilmesi mümkün olmadığından, belirtilen ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; ikinci kez tekerrüre esas alınan Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/302 Esas, 2021/511 Karar sayılı kararının, suç tarihinden sonra 01.03.2022'de kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, bununla birlikte sanığın adli sicil kaydında yer alan Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/344 Esas, 2020/358 Karar sayılı nitelikli hırsızlık suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2022/596 Esas, 2023/358 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin bölümün tamamen çıkartılmasına, yerine "Sanığın, Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/344 Esas, 2020/358 Karar sayılı kararıyla nitelikli hırsızlık suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûmiyetine ilişkin hükmün tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında bu ilam esas alınarak TCK'nun 58/6-7-8. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesine, kalan kısımların aynen yerinde bırakılmasına, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.