İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/6487 Karar: 2024/9741 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6487 K.2024/9741

11. Ceza Dairesi 2023/6487 E. , 2024/9741 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/574 Değişik İş KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.01.2023 tarihli ve 20

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/6487 E. , 2024/9741 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/574 Değişik İş KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.01.2023 tarihli ve 20

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/6487 E. , 2024/9741 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/574 Değişik İş KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.01.2023 tarihli ve 2019/3426 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bergama Sulh Ceza Hakimliğinin, 03.03.2023 tarihli ve 2023/574 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nin 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.03.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nin 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/14376 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109765 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109765 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ... vekili tarafından sunulan şikayet dilekçesinde özetle; müştekinin bayram tatili için sahibinden.com adlı internet sitesinden kiralık ev ilanlarını araştırdığı ve ilanda bulduğu kiralık evin muhatabı olarak ilanda görülen (açık kimlik ve adresi tespit edilemeyen) ... isimli kişi ile ... numaralı telefon hattından irtibata geçtiği, şüphelinin rezervasyonunun tamamlanması için 600,00 Türk lirasının ev sahibi olduğu belirtilen ablası ...'nin Ziraat Bankası hesabına gönderilmesini istemesini takiben müştekinin de belirtilen parayı ilgili hesaba yatırdığı, sonrasında şüphelinin müştekinin telefonlarını kapattığı ve belirtilen günde anahtar teslimi yapmayarak müştekiyi dolandırdığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheliler hakkında üzerlerine atılı suç yönünden kamu davasının açılmasını gerektirecek yeterli şüphe oluşturan delil elde edilemediğinden bahisle, Dikili Cumhuriyet Başsavcılığınca 25/01/2023 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek anılan dosya için daimi arama kararı verildiği anlaşılmış ise de, Anılan soruşturma kapsamında, "sahibinden.com" isimli internet sitesinden gelen cevabi yazıda ilgili hesabın internet sitesine bağlandığı anlara ait IP ve Port bilgilerinin verildiği, ilgili IP ve Port bilgileri üzerinden yapılan incelemede Turksat Uydunet Haberleşme TV ve İşletme A.Ş. isimli şirketten gönderilen 03/10/2018 tarihli cevabi yazıda ilgili internet kullanıcısının şüpheli ... olduğunun belirtildiği, şüphelinin alınan savunmasında; ilgili internetin 2017-2018 yılları arasında ikamet ettiği evde kullanıldığını, ancak mevcut olayı kendisinin gerçekleştirmediğini, kendisinin internet wifi şifresi kırılarak başka kişiler tarafından şikayet konusu eylemin gerçekleştirilmiş olabileceğini ifade ettiği, Öte yandan, yine söz konusu soruşturma kapsamında müşteki tarafından 19/06/2017 tarihinde para gönderilen hesabın şüpheli ...'ın üzerine kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, şüphelinin alınan ifadesinde; benzer dosyalardan dolayı birçok ifade verdiğini, kendisine ait hesabın kartını kaybettiğini, dosyadaki olayı kendisinin gerçekleştirmediğini, kendisi adına dolandırıcılık yapılmasıyla ilgili olarak Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu beyan ettiği halde, şüphelinin banka kartının ve hesabının kapatılmasına ilişkin ilgili bankaya herhangi bir başvurusu bulunup bulunmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi banka hesabının rızası dışında başkaları tarafından dolandırıcılık eylemlerinde kullanıldığına ilişkin Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayetin de kendisi hakkında yapılan şikayetlerden sonra 10/07/2017 tarihinde yapıldığı nazara alındığında, Öncelikle şikayete konu paranın gönderildiği şüpheli ...'ın üzerine kayıtlı hesaba ilişkin ilgili bankaya müzekkere yazılarak ilgili hesapla ilgili tüm bilgi ve belgelerin ( hesaba ilişkin kartın kullanım bilgileri, anılan hesaba para yatırma ve hesaptan para çekme işlemleri, hesabın ve bağlı kartın kapatılıp kapatılmadığı vb. tüm hesap hareketleri) getirtilmesi, diğer şüpheli ...'nın ikametinde kullandığı internetin başkaları tarafından kullanılarak söz konusu eylemin gerçekleştirebileceğini beyan etmesi karşısında, adı geçen şüphelinin ayrıntılı beyanının alınarak suç tarihlerinde ikametinde bulunan başkaca kim veya kimler tarafından kullanılmış olabileceğinin açıklattırılması ve şüpheliler haklarındaki benzer soruşturma veya kovuşturma dosyalarının araştırılarak incelenmek üzere celp edilmesini takiben toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı CMK'nin 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı CMK'nin, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı CMK'nin, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı CMK'nin 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, sahibinden.com isimli internet sitesinde gördüğü kiralık villa ilanı için irtibata geçtiği kişinin yönlendirmesi ile şüpheli ...'a ait hesap numarasına kapora olarak 600,00 TL para yatırdığının, ancak bir süre sonra dolandırıldığını anladığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheliye ait hesabın açıldığı tarihten itibaren suç tarihine kadar olan tüm hesap hareketlerinin getirtilmesi, şüphelinin bu hesaba bağlı banka kartına ilişkin kayıp-çalıntı başvurusu bulunup bulunmadığının ilgili banka şubesinden sorulması, şikâyetçi tarafından gönderilen paranın çekildiği tarihe ait güvenlik kamerası görüntülerinin dosyaya celp edilmesi suretiyle parayı çeken kişinin açık kimlik bilgilerinin tespitine çalışılması, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.'nin 03.10.2018 tarihli cevabi yazısına göre bahse konu internet sitesine 17-18.06.2017 tarihlerinde giriş yapan 46.197.131.115 numaralı IP adresinin bağlı olduğu aboneliğin şüpheli ... adına kayıtlı olduğu bildirildiğinden ve şüphelinin ifadesinde belirtilen tarihte bu adreste ikamet ettiğini, ancak atılı suçu işlemediğini beyan ettiği anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nin 148/5. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından olayla ilgili olarak ayrıntılı şekilde ifadesinin alınması ile belirtilen tarihlerde kendisiyle birlikte aynı adreste ikamet eden başka kişiler olup olmadığının sorulması, gerekirse bu adrese ilişkin MERNİS kayıtlarının ilgili nüfus müdürlüğünden temin edilmesi, Vodafone İletişim Hizmetleri A.Ş.'ye yazılan 14.09.2018 tarihli müzekkere cevabının dosya içerisinde bulunmadığı tespit edildiğinden, aynı hususta ilgili kuruma yeniden müzekkere yazılarak belirtilen IP numaralarının aidiyet bilgilerinin temin edilmesi, şüphelilerin her ikisinin de Denizli ilinde ikamet ettikleri, dosyada bulunan HTS kayıtlarına göre şikâyetçinin irtibat kurduğu GSM hattının da suç tarihinde aynı ilde bulunan baz istasyonlarından sinyal verdiği görülmekle, aynı ilan üzerinden benzer dolandırıcılık olayları olup olmadığı, şüpheliler hakkında başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığı hususlarının Denizli İl Emniyet Emniyet Müdürlüğünden de sorulmak suretiyle araştırılması, gerekli görülmesi halinde bu dosyalar getirtilip incelenerek soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken; "...şüphelilerin müşteki ...'a karşı gerçekleştirdiği iddia edilen eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f "Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık" suçunu oluşturabileceği, ancak suçta kullanılan banka hesabının başkaları tarafından kullanıldığına dair olay tarihinden önce şüpheli ...'ın beyanının bulunduğu, şüpheli ... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilemediği, hali hazırda ... isimli gerçek bir şahıs olup olmadığının da belirlenemediği, ilgili ismin hayali bir kişiye ait olduğunun değerlendirildiği, yine şüpheli ...'nın internetinin olayda kullanılmadığı, şüphelinin sehven dosyaya eklenmiş olduğu, bu aşamada şüpheliler hakkında üzerilerine atılı suç yönünden kamu davasının açılmasını gerektirecek yeterli şüphe oluşturan delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bergama Sulh Ceza Hakimliğinin, 03.03.2023 tarihli ve 2023/574 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nin 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nin 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla