Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/6967 E. , 2024/9746 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/30 E., 2022/571 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/6967 E. , 2024/9746 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/30 E., 2022/571 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/30 Esas, 2022/571 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı TCK'nin 155/2 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nin 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/12284 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116590 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116590 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin yakalama kararının infaz edilemediği gerekçesiyle uzlaştırma işlemlerinin soruşturma aşamasında gerçekleştirilemeden anılan Başsavcılığın 10/01/2022 tarih ve 2022/441 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı; sanığın 28/03/2022 tarihinde yakalanarak mahkeme huzurunda dinlendiği halde usulüne uygun uzlaştırma teklifi yapılmadığı anlaşıldığından; 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddeleri uyarınca usulüne uygun bir uzlaştırma teklifi yapıldıktan sonra sanığın kabulü halinde dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip ortaya çıkacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı TCK'nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, hüküm tarihinden önce 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamına alındığı belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı CMK'nin "Uzlaştırma" başlıklı 253/4. maddesi; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır."; aynı Kanun'un 253 üncü maddesinin altıncı fıkrası, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklindedir. 3. 5271 sayılı CMK'nin "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesinde;"(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." hükümleri yer almaktadır. 4. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde; "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez."; aynı Yönetmeliğin 29/6. maddesinde, "Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir. " şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir. 5. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerekmektedir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın, kendisine tamir amacıyla bırakılan şikâyetçiye ait motosikleti iade etmemek şeklindeki eyleminin, 5271 sayılı CMK'nin 253/1-b. maddesinin yedi numaralı alt bendi uyarınca uzlaşmaya tabi bir suç olarak düzenlenen 5237 sayılı TCK'nin 155/2. maddesi kapsamında kalan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna vücut vereceği, sanık hakkında atılı suçtan yürütülen soruşturma kapsamında, "...tüm araştırmalara rağmen şüphelinin temin edilemediği, Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2021/4390 D.İş sayılı kararıyla şüpheli hakkında yakalama kararı çıkartıldığı, geçen süre içerisinde şüphelinin yakalanmasının mümkün olmadığından savunmasının alınmadığı..." şeklindeki gerekçeyle uzlaştırma işlemleri uygulanmadan kamu davası açıldığı belirtilmiş ise de; Mahkemece, 5271 sayılı CMK'nin 254. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre gereğine büro tarafından tevessül edilmesi bakımından, uzlaştırma işlemlerinin yapılması amacıyla dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/30 Esas, 2022/571 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nin 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.