İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/6969 Karar: 2024/10414 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6969 K.2024/10414

11. Ceza Dairesi 2023/6969 E. , 2024/10414 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1684 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair kar

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/6969 E. , 2024/10414 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1684 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair kar

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/6969 E. , 2024/10414 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1684 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2023 tarihli ve 2023/2308 Soruşturma, 2023/1883 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.03.2023 tarihli ve 2023/1684 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.03.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/18473 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116648 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116648 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüpheliler hakkında başlatılan soruşturmada Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari sözleşmeden doğan hukuki uyuşmazlık olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı yapılan itirazın Bakırköy 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/03/2023 tarihli ve 2023/1684 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verilmiş ise de; Müşteki ile şüphelilerin yetkilisi olduğu Yeni Mekanlar Mekan Menajerliği Hiz. Tic. Ltd. Şti. arasında restorasyon işleri nedeniyle ticari faaliyet bulunduğu, şüphelilerden ...'ın şirket yetkilisi sıfatıyla müşteki ile yapılan ticari işler nedeniyle senet imzalayarak müştekiye teslim ettiği ve sonrasında imzalanan senetler nedeniyle ödemelerin yapıldığı, ödeme yapılması nedeniyle müştekinin şüphelilerden ...'ın tek başına şirketi temsile ve imzaya yetkili olduğunu düşündüğü ancak devam eden süreçte yapılan işler nedeniyle verilen senetlerde ödeme gerçekleşmemesi üzerine şüphelilerden ... şirketin çift imza temsil edildiğini ve kendi imzası bulunmadığını belirterek senetlere itiraz etmesi üzerine müştekinin bu durumu öğrenmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda, ticaret sicilinden şirket ile ilgili evrakların getirtilerek şirket yetkililerinin belirlenmesi, imzaya yetkili olduğunu beyan eden şüpheli ...'ın müşteki ile aralarında yapılan ticari işlerden ve yapılan işler nedeniyle verilen senetlerden haberdar olup olmadığının tespiti için dinlenilmesi ve diğer şüphelilerin de taraflar arasındaki, uyuşmazlık nedeniyle beyanlarının alınmak sûretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hiçbir delil araştırılmadan eksik incelemeye dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile Yeni Mekanlar Mekan Menajerliği Hizmetleri Tic.Ltd.Şti. arasında kurulan ticari ilişkiyi müteakip yapılan işler karşılığında, şüphelilerden ...'ın şirket yetkilisi sıfatıyla çeşitli senetler düzenlediğinin ve ödemeleri gerçekleştirdiğinin, bir müddet sonra ... ve eşi olan ...'ın ısrarla restorasyon işi yapması için şikâyetçiye teklifte bulunduklarının ve iş sonrası ...'ın farklı tarihli çok sayıda senet düzenleyerek şikâyetçiye teslim ettiğinin, ödemelerin yapılmaması üzerine başlatılan icra takibi neticesinde bu kez şirketin iki imza ile temsil edildiğinin, diğer yetkili olan ...'ın imzasının olmadığı söylenerek itirazda bulunulduğunun, haciz aşamasında ise belirtilen adreste ...'a ait bir başka şirketin yer aldığının ve bu durumun istihkak iddiasına konu olduğunun, esasen şirketin muvazaalı bir şekilde devredildiğinin iddia olunması karşısında; tüm şüphelilerin ifadelerinin alınması, ticaret sicil kayıtlarının celbi ile şirketin kurulduğu tarihten itibaren tüm yetkili ve ortaklarının tespit edilmesi, senet asıllarının, icra takip ve hukuk dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...müşteki ile şüpheliler arasında ticari sözleşmeden doğan hukuki bir uyuşmazlık bulunduğu, müştekinin hukuk mahkemeleri nezdinde hakkını aramakta serbest olduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.03.2023 tarihli ve 2023/1684 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla