Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/707 E. , 2024/44 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2020/5153 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakan
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/707 E. , 2024/44 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2020/5153 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2020 tarihli ve 2020/10616 Soruşturma, 2020/5521 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.11.2020 tarihli ve 2020/5153 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 27.11.2020’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli ve 2021/22673 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/151152 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/151152 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, aynı aileye mensup müştekilerin ... Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış oldukları başvuruda; ailece çiftçilik yaptıklarını, bu işleri dolayısıyla Ziraat Bankasına borçlarının bulunduğunu, söz konusu borcu yapılandırma başvurularının olumsuz sonuçlanması üzerine Metin Ateş isimli şahıs vasıtasıyla şüpheli ... ile tanıştıklarını, şüphelinin varlıklı bir kişi olduğunu beyan etmesi ve taşınır taşınmaz tüm mal varlıklarını kendisine devretmeleri halinde bankaya olan borçlarını yapılandırabileceğini söylemesi üzerine tüm mal varlıklarını şüpheliye teslim ederek 1 yıl boyunca hem kendi hem de ücret karşılığı olmadan şüphelinin arazilerini işlettiklerini ancak şüphelinin, müştekilerin borçlarını ödemediği gibi mal varlıklarını iade de etmediğinden bahisle şikayette bulunmaları sonucu yapılan soruşturmada, şikayet konusu olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın alım satım sözleşmesinden ve tapu iptaline ilişkin hukuki uyuşmazlıktan kaynaklandığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından, olayla ilgili olarak müştekilerin beyanında geçen ...'ın şüpheli sıfatıyla, müştekileri şüpheli ile tanıştırdığı iddia olunan Metin Ateş'in tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, müştekiler tarafından şüpheliye taşınır veya taşınmaz herhangi bir mülk devrinin olup olmadığının tapu ve noterlik kayıtlarından tespit edilmesi ve taraflar arasında para alış verişi bulunup bulunmadığının da banka hesaplarından araştırılarak sonucuna göre şüphelinin hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, iddialar karşılanmadan, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçilerin ... İli Havsa İlçesinde çiftçilik yaptıklarının, 2018 yılında yaşadıkları ekonomik kriz nedeniyle Ziraat Bankasına olan borçlarını yapılandırmak istediklerinin ancak taleplerinin olumsuz sonuçlandığının, bu sırada Metin Ateş isimli kişi aracılığıyla tanıştıkları şüpheli ...'ın, kendilerine varlıklı bir insan olduğundan bahsederek güven uyandırıp, taşınır ve taşınmaz tüm mallarını devretmeleri durumunda bizzat bankalarla görüşme yapıp yeni vade oranları belirlemek suretiyle borçlarını yapılandıracağını ve faiz oranlarını da pazarlık yaparak düşürebileceğini söylemesi üzerine, arazilerini ve araçlarını şüpheliye devrettiklerinin, ancak şüpheli tarafından yapılan herhangi bir işlem olmadığı gibi devri yapılan taşınır ve taşınmaz malların da iade edilmediğinin iddia olunması karşısında; şüphelinin ifadesinin alınması, aracılık yapan Metin Ateş ile şikâyet dilekçesinde bildirilen tanıkların beyanlarına başvurulması, taşınır ve taşınmaz malların devrine ilişkin ilgili tapu ve noterlik kayıtlarının getirtilmesi, taraflar arasında herhangi bir para alışverişi olup olmadığının belirlenmesine yönelik araştırma yapılması, şikâyet dilekçesi ekinde bir sureti sunulan ve şüpheli tarafından şikâyetçilere verildiği belirtilen 12.09.2020 tarihli belgede, herhangi bir bedel ödenmediği bildirildiğinden, belge aslının incelenmesi, şüpheli tarafından imzalanıp imzalanmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması, gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması, şikâyetçiler ve şüpheli arasındaki hukuk davasına ilişkin ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/530 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, bu dosyayı ilgilendiren delillerin bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının tayin ve takdiri gerekirken; "...taraflar arasındaki uyuşmazlığın alım satım sözleşmesinden ve tapu iptaline ilişkin hukuki uyuşmazlıktan kaynaklandığı, belirtilen uyuşmazlığın çözümü için resmi olarak yapılan tapu devir işleminin hukuken geçerli olup olmadığı değerlendirmesinin yapılmasının gerektiği, bu değerlendirmeyi yapmaya ve hukuki uyuşmazlığı çözmeye hukuk mahkemelerinin yetkili olduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.11.2020 tarihli ve 2020/5153 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.