Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/708 E. , 2024/50 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/7923 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakan
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/708 E. , 2024/50 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/7923 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2021 tarihli ve 2021/19743 Soruşturma, 2021/16247 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/7923 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.12.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 2022/12213 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150499 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150499 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, şüphelinin müştekiyi Gürcistan'da ortak hayvan ticareti yapacaklarından bahisle aldatıp bu iş için gerekli olduğunu söyleyerek 5.900,00 Amerikan dolarını kendisinden almak suretiyle haksız yarar sağladığı iddiası nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, taraflar arasındaki meselenin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; Olaya ilişkin bilgi sahibi sıfatıyla ifadesi alınan ...'in 06/09/2021 tarihli kolluk ifadesinde, şüphelinin kendisine müşteki ile birlikte Gürcistan'a gideceklerini ve burada ortak hayvancılık işi yapacaklarını ve bu seyahatin ücretini müştekinin karşıladığını beyan ederek müştekinin iddialarını desteklemiş olması, taraflar arasında gerçekleşen sesli mesajlaşmaların çözümlenmesine dair düzenlenen 11/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda yabancı uyruklu bir şahsa ait olup şüphelinin dolar hesabına şahsi masraf olarak para yatırılması gerektiğine ilişkin 09/06/2021 tarihli ses kaydının şüpheli tarafından müştekiye gönderildiğinin belirtilmesi ve müşteki tarafından şüphelinin banka hesabına 11/06/2021 tarihinde "SAHSI KULLANIM" açıklaması ile 5.900,00 Amerikan doları gönderdiğinin anlaşılması karşısında, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte olduğu ve şüpheli hakkında üzerine atılı suçtan kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğu cihetle, şüphelinin eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1. maddesinde yer alan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilerek, anılan suçun 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik ile uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşıldığından, uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın bu yönüyle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. 5237 sayılı Kanun’un dolandırıcılık başlıklı 157 nci maddesinin birinci fıkrası; "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir." şeklinde düzenlenmiştir. 7. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır. 8. 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır." denilmektedir. 9. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, Gürcistan'da besi hayvanı işi yaparak çok para kazanacağı yönünde güven telkin edip şikâyetçiye ortaklık teklifinde bulunduğunun, bu iş için yazar Rahim Cavadbeyli'nin ön ayak olduğunun ve herhangi bir aksilik çıkmayacağının söylendiğinin, şikâyetçi ile şüphelinin beraberce Gürcistan'a gidip yine Rahim isminde bir başka kişi ile buluşarak ortaklık işini konuştuklarının, şüphelinin bu iş için şikâyetçiden 6.000,00 dolar para istediğinin ve parayı gönderirken açıklama kısmına şahsi kullanım yazılması gerektiğine dair Gürcistan'da tanıştıkları Rahim isimli kişinin ses kaydını yolladığının, şikâyetçinin şüpheliye 5.900,00 dolar para gönderdiğinin, paranın gönderilmesinden sonra şüphelinin mesajlara ve aramalara cevap vermemeye başladığının, şikâyetçinin sürekli çeşitli bahanelerle oyalanarak paranın iade edilmediğinin, herhangi bir iş de kurulmadığının, şüphelinin bu şekilde şikâyetçiyi aldatarak haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin olunması, şüphelinin alınan savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek, 5.900,00 doların alacağına karşılık kendisine gönderildiğini, bu paranın iş kurmak için havale edilmediğini söylemesine karşın, bilgi sahibi sıfatıyla beyanına başvurulan ...'in, şüphelinin kendisini arayarak şikâyetçi ile Gürcistan'da ortak iş yapacaklarından bahisle para istediğini ifade etmesi, ses kaydı ve mesajlara ilişkin düzenlenen bilirkişi raporu, dosyada mevcut dekont sureti beraberce değerlendirildiğinde, şüpheli hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu gözetilerek dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; "...yapılan soruşturmada, şüphelinin üzerine atılı müsnet suçun unsurları yönünden oluşmadığı, olayın hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı, kovuşturma olanağının bulunmadığı, suçun oluştuğuna dair kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, itirazın belirtilen yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/7923 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.